MERCİMEK ÇORBASI


mercimek çorba1Mercimek Çorbası deyip geçmemek lazım. Çok farklı pişirme şekli var. Süzme Mercimek Çorbası, Mahluta Çorbası, Ezogelin Çorbası, vb. gibi bir sürü de çeşiti… Hepsinin ortak noktası kırmızı mercimek… Aslında yapılışları da birbirine çok benziyor. Benim bugün verdiğim tarif süzme mercimek çorbası… Uzun zamandır yayınlamam için istek yapılan bu çorba tarifi için ancak fırsat bulabildim… Bu sebeple, istek yapan herkesten gecikmeden dolayı özür diliyorum ve keyifle pişirin diyorum 🙂

Malzemeler (4 Kişilik)

  • 1/2 bardak (cup) kırmızı mercimek
  • 1 küçük boy havuç
  • 1 küçük boy patates
  • 1 orta boy soğan
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı karışık kurutulmuş sebze (pırasa, kereviz, domates ve biber)
  • 3 yemek kaşığı sıvı yağ
  • kimyon, karabiber, pul biber, kuru nane, tuz
  • 2 bardak (cup) et suyu
  • su

Yapılışı

Soğanı patatesi ve havuçları küçük küçük küpler şeklinde doğrayın. Mercimeği bol suyla yıkayın ve süzülmeye bırakın. Tencereye sıvıyağı koyun. Sırasıyla, soğanları, havuçları ve patatesleri soteleyin. Sotelenen sebzelere suyu süzülmüş olan mercimekleri ekleyin ve sotelemeye devam edin.

mercimek çorba21 mercimek çorba19 mercimek çorba17

Salçaları ekleyerek karıştırın. 2 bardak et suyuna ilave olarak 2 bardak kadar da kaynamış suyu mercimeklere ekleyin ve ara ara karıştırarak kaynatın. Mercimekler iyice yumuşayınca dağılarak suya karışacak ve çorbanız rengini almaya başlayacaktır.

mercimek çorba16 mercimek çorba15 mercimek çorba14

mercimek çorba13 mercimek çorba12 mercimek çorba11

İşte bu aşamada tercihinize bağlı olarak ve tabi ki bulabilirseniz  doğranmış sebze kurularınızı (ben pazardan alıyorum, beypazarından geliyor) ekleyin. Baharatlarınızı katın ( 1 tatlı kaşığı kimyon, 1/2 çay kaşığı karabiber,  bir tutam tuz). 5 dk. daha kaynatın ve El blender’ından geçirin.

mercimek çorba3 mercimek çorba2 mercimek çorba9

mercimek çorba10 mercimek çorba8 mercimek çorba7

Blenderdan geçirdiğiniz çorbaya 1 tatlı kaşığı pul biber ve 1 tatlı kaşığı kuru nane katarak karıştırın ve 2-3 dk daha kaynatın.  Çorbanızı sıcak sıcak servis yapın.

mercimek çorba4 mercimek çorba5 mercimek çorba6

Afiyet Olsun 🙂

CAJUN BAHARATLI ÇITIR TAVUK VE PATATES


cajun-spice-mixCajun baharatı son zamanlarda menülerde sıklıkla rastladığımız bir baharat. Özellikle patates ve tavuk yemeklerinde kullanılıyor. Köri gibi farklı baharatların karışımından oluşuyor. Cajun, Amerika’nın güneyinde çoğunlukla Louisiana bölgesinde yaşayan ve kendilerine ait özel bir mutfakları olan etnik bir grubun ismi. Aslında farklı türde cajun karışımları var. Ben marketten aldığım hazır bir karışım kullandım. Yine de hazırını bulamazsanız evinizde kendiniz de hazırlayabileceğiniz bu baharatın içindekiler kısaca şöyle;

             CAJUN BAHARATI

  • 1.5 çay kaşığı toz kırmızı biber (tatlı)
  • 1 çay kaşığı granül sarımsak
  • 1/2 çay kaşığı kırmızı biber (acı)
  • 1 çay kaşığı granül soğan
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 2 çay kaşığı mercan köşk
  • 1/2 çay kaşığı kuru kekik

Dışarıda özellikle biranın yanında atıştırmalık olarak yediğimiz ama yağda kızartıldığı için oldukça sağlıksız hale gelen kızarmış tavuk ve patatesleri hem evde hem de  daha sağlıklı ve en az onlar kadar lezzetli yapmak mümkün… Bu tarifi denemenizi tavsiye ediyorum.

citir tavuk 4Malzemeler

  • 6 adet tavuk baget
  • 3-4 diş dövülmüş sarımsak
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 2  yemek kaşığı cajun baharatı
  • 3 adet ortaboy ince kabuklu patates
  • 1/2 bardak galeta unu veya çıtır pane harcı

Yapılışı

Tavukların derilerini soyun. Dikdörtgen bir kaba 3 yemek kaşığı zeytinyağını, sarımsakları ve 1,5 yemek kaşığı cajun baharatını koyarak karıştırın. Tavukları bu sosla iyice karıştırın.

citir tavuk 16 citir tavuk 15

citir tavuk 12 citir tavuk 11

Patatesleri kabuklarını soymadan güzelce yıkayın. Elma dilimi şeklinde doğrayın. 1 yemek kaşığı zeytinyağını üzerine gezdirin ve karıştırın. Yağlı kağıt yerleştirilmiş fırın kabına dizin.  Kalan cajun baharatını patateslerin üzerine serpin.

 IMG_4664 citir tavuk 13 IMG_4669

Soslanmış tavukları düz bir tabağa koyduğunuz galeta unu veya pane harcına bulayarak fırın kabına dizin. Tereyağını küçük parçalar haline bölerek tavukların üzerine eşit bir şekilde koyun.

citir tavuk 9 citir tavuk 8

Önceden ısıttığınız 200 °C fırında yaklaşık 40-45 dk. tavuklar ve patatesler iyice kızarana kadar pişirin.

citir tavuk 2

Afiyet Olsun 🙂

DOMATESLİ PİRİNÇ ÇORBASI


pirinc corba 2Herkesin vardır bir hasta çorbası… Bizim ailenin hasta çorbası da işte bu çorba… Şayet problem midenizdeyse, tavuk eti koymayabilirsiniz. Ama tavuk suyu veya et suyu şart. İçerken içine bol limon sıkın, kuru nane ve pirinçle birlikte sıcacık iyi gelecek midenize, varsa bağırsaklarınızdaki sıkıntıyı da çözecek mucizevi şekilde… Gripseniz, limon, domates çok iyi gelecek göreceksiniz, yiyebiliyorsanız bir dilim de kızarmış ekmek… 2-3 kase sonra toparlar sizi hemen…

Sağlığınız yerindeyse, harika 🙂 tavuk eti didikleyin içine ve hatta biraz da haşlanmış nohut, kış aylarına yakışır bol vitaminli bir çorba, hatta başlı başına bir öğün olur belki….Hem besleyici, hem leziz…  Mutlaka deneyin. Dilerim ki hep afiyetle, sıhhatle için…

Malzemeler

  •  1 lt. tavuk veya et suyu
  • 1 lt. kaynamış su
  • 1 bardak (cup) rendelenmiş domates veya domates püresi
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası (isteğe bağlı)
  • 1/3 bardak (cup) pirinç
  • 1 bardak (cup) tavuk eti (isteğe bağlı)
  • 1/2 bardak (cup) haşlanmış nohut (isteğe bağlı)

Yapılışı

Tencereye rendelenmiş domatesi veya domates püresini koyun. Biraz ısınınca tavuk suyunu ve suyu ekleyerek kaynamaya bırakın. Domates salçasını biraz suyla açın ve kaynayan domatesli tavuk suyuna ekleyin. Dilerseniz salça koymayabilirsiniz. Ben renk vermesi ve aromasını artırmak için az da olsa koymayı tercih ediyorum.

pirinc corba 9 pirinc corba 10 pirinc corba 14

pirinc corba 11 pirinc corba 12 pirinc corba 13

Pirinçleri bol suyla yıkayın. Çorbanız kaynayınca pirinçleri içine atın ve hafif dişe gelene kadar pişirin. Suyunda çok eksilme olursa biraz kaynamış su ekleyin. Tercihinize göre haşlanmış nohut ve tavuk etini ekleyin ve 5 dk. daha kaynatmaya devam edin.

pirinc corba 8 pirinc corba 6 pirinc corba 3

Tuzunu ve kuru nanesini ekleyin, 1 dk. daha kaynatın ve yanında kızarmış ekmek ve limonla servis yapın. Vitamin kaybı olmaması için limonu çorbaya yerken, taze taze sıkmanızı tavsiye ediyorum.

pirinc corba 5

Afiyet olsun 🙂

BİFTEKLİ NOODLE


noodle 3Malzemeler (4-6 kişilik)

  • 2 adet kırmızı biber
  • 2 adet yeşil biber
  • 1 adet  büyük sarı dolmalık biber
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1 adet  orta boy havuç
  • 1/2 bardak (cup) soya sosu
  • 6 parça noodle (yumurtalı Çin eriştesi)(350 gr.)
  • 400 gr. dana biftek

Yapılışı

egg_noodleNoodle (Çin eriştesi) uzakdoğu mutfağının en popüler yemeklerinden bir tanesi… Tüm çeşitlerini keyifle yediğimiz için fırsat buldukça evde de yapıyorum. Bu yemek için her markette kolaylıkla bulabileceğiniz genellikle 350 gr.lık paketlerde  6 parça şeklinde satılan noodle’dan kullandım. Noodle alırken dikkat etmeniz gereken şey  üzerinde yumurtalı yazması ve tabi ki son kullanma tarihi…( Yumurtalı olanların üzerinde Egg Noddle yazıyor). Eti ve tüm malzemeleri jülyen (ince ve kısa) biçimde doğrayın. Bu yemeği yapmak için derin ve geniş bir teflon tava veya wok tava kullanmak gerekiyor. Tavayı ısıtın. Aynı anda derin bir tencereye su koyun ve biraz tuz ekleyerek kaynamaya bırakın. Tava ısınınca  etleri atın ve renkleri dönene kadar çevirerek soteleyin. Etlerin suyunu bırakmaması için tavanın sıcaklığının sabit olmasına dikkat edin. Rengi dönen etlerinize havuçları ekleyin ve 5-6 dk.karıştırarak sotelemeye devam edin. Soğanları ekleyin ve karıştırın.

noodle 15 noodle 14 noodle 13

noodle 11 noodle 12 noodle 9

Diğer yandan kaynayan suya noodleları atın. Yapışmaması için noodle düğümlerinin çözülerek birbirinden ayrıldığından emin olana kadar karıştırın. Etlere biberleri de ekleyin ve tavadaki tüm malzemeleri harmanlayarak karıştırın. Ben kolay karıştırmak için çift kaşık kulanıyorum. Böylece sebzeleri zedelemeden alttan üste doğru karıştırmak daha kolay oluyor.  Noodleların pişme süresi 7-9 arasında değişiyor. Siz kendi damak zevkinize göre pişme diriliğini ayarlayabilirsiniz. Yalnız dikkat edin, noodlelları birde wok tavada bifteklerle çevireceğimiz için dağılıp lapa olmaması için aslında en ideal kıvam hafif diri olarak haşlanması…

noodle 8 noodle 7 noodle 6

noodle 5 noodle 4

Yeterince haşlanan noodlelları maşa yardımıyla tencereden alın ve et ve sebzelerin olduğu tavaya aktarın. Tamamını aktardıktan sonra noodlelara soya sosunu ekleyin ve aşağıdan yukarı doğru karıştırarak soya sosunu ve tüm malzemeleri birbibirine karıştırın. Soya sosunu çekene kadar 1-2 dk. daha karıştırdığınız noodlelları, tavanızın altını kapatarak derin bir  tabakta (spagetti tabağı veya kasede) servis yapın.

noodle 2

Afiyet Olsun 🙂

MAHLEPLİ PEYNİRLİ POĞAÇA



peynirli pogaca 2Malzemeler (16-18 adet)

  • 2 yumurta
  • 1/2 bardak (cup) yoğurt
  • 100 gr. tereyağ
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 bardak (cup) tam buğday unu
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 150 gr. beyaz peynir
  • maydanoz
  • susam
  • çörekotu
  • 1 paket kabartma tozu
  • tuz

Yapılışı

Tüm malzemelerinizin oda sıcaklığında olmasına özen gösterin. 1 yumurta, yoğurt, sıvıyağ ve tereyağını yağ eriyene kadar iyice karıştırın.

peynirli pogaca 15  peynirli pogaca 13

 peynirli pogaca 12 IMG_4550

Mahlep, tuz, un ve kabartma tozunu ekleyin. Hamur kulak memesi kıvamına gelene kadar iyice yoğurun. Ağzını streç filmle kapatarak buzdolabında yaklaşık 1 saat bekletin.

peynirli pogaca 10 peynirli pogaca 9

Peyniri çatalla ezin veya rendeleyin. Maydanozları ince ince kıyın ve peynire ekleyin. 1 yumurtanın sarısını daha sonra üzerine sürmek üzere kenara ayırın ve akını peynirlere ekleyin. Çörek otunu koyun ve güzelce karıştırın. Dolapta beklettiğiniz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak avucunuzun içinde açın.

 peynirli pogaca 8 peynirli pogaca 7

Ortasına bir parça peynirli karışımdan koyarak ağzını bohça gibi büzerek kapatın ve avucunuzun içinde yuvarlayarak fırın tepsisine dizin. Hamur bitene kadar bu işleme devam edin.

 peynirli pogaca 5 peynirli pogaca 4

Tepsiye dizdiğiniz poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürün ve susam serpin.  Önceden 180 °C ısıtılmış fırında   üzerleri kızarana kadar pişirin. Sıcak sıcak servis yapın.

peynirli pogaca 1

Afiyet Olsun 🙂

ETLİ DELİ NOHUT


etlinohut3Baklagillerin arasında en favori olanımdır nohut…Mutfağımdan hiç eksik etmediğim bu bakliyatın yetiştiği yerler Akdeniz ülkeleri… Ekime gerek duymadan tozlaşma ile çoğalarak yetişen bir yıllık bir tarım bitkisidir. Bir yıllık deniyor çünkü her yıl yeni mashsulü çıkıyor ve alacağınız nohutun mutlaka yeni mahsul olması öneriliyor. Yeni mahsul ile eski mahsul arasında hem fiyat hem de kalite farkı var. Sağlık açısından düşünüldüğünde ise, yeni mahsulün tüketilmesi daha faydalı… Bu sebeple nohut alırken açık renk ve iri taneli olmasına, içinde farklı renkte taneler olmamasına ve son kullama tarihine dikkat edin. Ayrıca yeni mahsul nohutun sertliği azdır ve kısa sürede pişer, sindirimi kolay ve böceklenmeye karşı daha dayanıklıdır. Besin değeri ve kalorisi yüksek bir bakliyat olan nohut oldukça besleyici… Bol miktarda nişasta ve azot içermesinin yanısıra bitkisel protein ve B vitaminleri ile demir, kalsiyum, fosfat ve fosfor gibi mineraller açısından da zengin… Daha çok Türkiye’de ve diğer yakın doğu ülkelerinde kullanılıyor.  Pek çok farklı türde yemeği ve mezesinin yanı sıra kavrularak leblebi olarak da tüketiliyor. Nohut pişmemiş hali ile hazmı zorlaştıran bazı zehirli maddeler içeriyor. Bu yüzden yemeklerde kullanılmadan önce mutlaka en az 12 saat suyun içinde bekletin ve sonra bol suyla yıkayın.  Islattığınız suyu da kullanmayın. Nohutun gaz yapmasını engellemek için de yaptığınız yemeklere kimyon eklemeyi unutmayın.

Gelelim tarife….Aslında bu  klasik bir etli nohut yemeği… Tek farkı yine bizim usul olması…  Bir de nohutunun çiftlikten geliyor olması… Deli nohut adını verdikleri bu nohut oldukça lezzetli ve çabuk pişiyor, tavsiye ederim.  Keyifle pişirmeniz dileğiyle….

etlinohut5Malzemeler (4-6 Kişilik)

  • 3 Bardak (cup) deli nohut (çiftlikten)
  • 300 gr. az yağlı kuşbaşı et (kemikli de olabilir)
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 2-3 adet kurutulmuş acı biber (isteğe bağlı)
  • 2-3 adet kurutulmuş domates (isteğe bağlı)
  • tuz, karabiber
  • 3-4 yemek kaşığı sıvı yağ
  • su

Yapılışı

Nohutları bir gece önceden bol suya ıslatın. Şişen nohutlarınızı yıkayın ve bir kenara ayırın. Aslında ben her kış başında  kolaylık olsun diye dondurucuma haşlanmış nohuttan ayrı olarak  bir de yemeklik nohut hazırlayıp koyuyorum. Bunun için yaklaşık 1 kg. nohutu ıslatıyorum. Ertesi gün süzerek bol suyla yıkıyorum. Kuruduktan sonra da birer yemeklik miktarlarda buzdolabı poşetine koyup dondurucuma atıyorum. Böylece istediğim her an bir gece önce ıslatma derdi olmadan nohut yemeği pişirebiliyorum, tavsiye ederim.

etlinohut18 etlinohut17etlinohut15

etlinohut14 etlinohut13

Düdüklü tencerenize sıvıyağı ve eti koyun. Renkleri dönene kadar kavurun. Salçaları ekleyin. Bu arada soğanlarınızı soyun ve yemeklik doğrayarak etlere ekleyin. Soğanları hafif pembeleşene kadar etle birlikte soteledikten sonra yıkanmış süzülmüş olan nohutları ekleyin ve yaklaşık 15 dk. ara sıra karıştırarak kavurun.

etlinohut10 etlinohut9 etlinohut8

etlinohut11 etlinohut7 etlinohut6

Kurutulmuş domates ve acı biberleri saplarından ayırarak yıkayın, doğrayın ve baharatlarla birlikte yemeğinize ekleyin. Hafif karıştırın ve kaynamış su ekleyin. Düdüklüde pişeceği için su miktarının nohutları çok fazla geçmemesine dikkat edin. Üzerini hafif örtecek kadar koymanız yeterli… Genel olarak bakliyatların tümünde cinsine göre  pişme süresi ve eklenen su miktarları değişir, o sebeple kesin bir ölçü ve süre vermek pek mümkün değil ne yazık ki…  Ben kullandığım et yumuşak olduğu için düdüklümün 2. kademesinde  15 dk. pişirdim. Siz ilk kez pişirecekseniz ve nohutunuzu tanımıyorsanız, önce 15 dk.ile başlayın. Aralarda açıp, kontrol ederek tam pişme süresini ayarlayın ve bir kenara not etmeyi de unutmayın.

etlinohut1

Pişen yemeğinizi yanında pirinç pilavı ve turşu ile servis edin.

Afiyet Olsun 🙂

TAVUKLU PAÇA ÇORBASI


Kelle-paça çorbasının seveni de çoktur sevmeyeni de… Genel olarak aslında sakatat sever bir toplumuz ama nedense özellikle genç nesil belli bir yaşa gelmeden sakatatlardan fazla hoşlanmıyor. Aslında ben de binbir çeşitinin yapıldığı bir kültürde büyümeme rağmen bazı çeşitlerinden hoşlanmıyorum diyebilirim. Kokoreçtir en favori olanım, birde anneannemin akciğer kavurması, annemin işkembe çorbası, mumbar ve karın dolması ve son olarak da Şemsinur annemin yaptığı ciğer 🙂 Geriye ne kaldı demeyin daha çok var. Gelelim tarifimize, sakatat yemeyi sevmeyenler için tavuk veya kırmızı et kullanarak yapabileceğiniz bir tarif bu… Terbiyesi gerçek paça çorbası ile aynı olduğundan çorbamızın adı Tavuklu Paça Çorbası…  Keyifle pişirin…

Malzemeler

  • 300-350 gr. haşlanmış tavuk eti
  • 3 bardak (cup) tavuk suyu
  • 3 bardak (cup) sıcak su
  • 1-2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1 tepeleme yemek kaşığı un
  • 3-4 diş dövülmüş sarımsak (tercih)
  • 1 yumurta
  • 1 limon
  • süslemek için pul biber ve nane

Yapılışı

Çorbaya ön hazırlık olarak  bir bütün tavuğu veya kemikli bir parça göğüsü düdüklü tencerede haşlayın. Suyunu ve etlerini kemiklerinden ayırarak küçük küçük parçalayın.

  

Çorbanın yapımı için tencereye sıvıyağı koyun. Unu ekleyerek biraz kavurun. Üzerine tavuk suyunu karıştırarak ekleyin. Unun topaklanmaması için suyu azar azar ve mutlaka karıştırarak koyun. Son olarak sıcak suyu ekleyin ve kaynamaya bırakın. Kaynayınca parçalara ayırdığınız tavuk etini ekleyin.

   

Diğer yanda limonun suyunu sıkın. Bir kaseye yumurtayı kırın ve güzelce çırpın. Limon suyunu yavaş yavaş yumurtaya ekleyerek çırpmaya devam edin. Tercihinize göre dövülmüş sarımsakları ekleyin ve iyice karıştırın.

  

Kaynamakta olan çorbanın suyundan bir kepçe alın ve  hızla karıştırmaya devam ettiğiniz yumurta ve limona azar azar  ekleyin. Yumurtanın kesilmemesi için  çırpma işlemini oldukça hızlı ve su ekleme işlemini de bir o kadar yavaş yapmalısınız.  Çorbanın suyundan bir kepçe daha alın ve yine karıştırarak yumurtalı karışıma ekleyin. Burada amaç yumurtalı karışımı çorbanın sıcaklığına getirmek… Son olarak çorbanın suyundan eklediğiniz yumurtalı karışımı yine karıştırarak yavaş yavaş çorbaya ekleyin. Karışımı çorbaya döker dökmez çorbanın rengi beyazlaşacaktır. Bir taşım kaynattıktan sonra çorbanız servise hazır hale gelecektir. Üzerini dilediğiniz gibi süsleyerek servis yapabilirsiniz…

Afiyet Olsun 🙂

TAVUK KOKOREÇ


Yaklaşık 2 yıl önceydi… Herkesin başına her an gelebilecek olan buzlu yolda geçirdiğim bir trafik kazasında direksiyondan çıkan ve aslında hayat kurtarmak için tasarlanan ama aynı zamanda hayatı da zorlaştıran hava yastığı, ellerimin kenarlarını yakarak onları bir süre kullanıma ara vermeme sebep oldu 🙂 Şimdi gülüyorum ama inanın o zaman hem benim hem de eşim için oldukça zordu. Çok fazla mutfak ve yemek tecrübesi olmadığından sesli komut sistemiyle yemek yapma macerasına mecburen de olsa böylece başlamış oldu eşim. Bu yemek o zamandan hatıra… Arada canımız kokoreç istediğinde güzel ve sağlıklı bir kurtarıcı, aslının yerini tutmasa da denemeye değer derim ben…Tabi ki  yapım ve sunum eşimden… Hem daha önce sakatat sevmeyenler için verdiğim tarife alternatif olsun, hem de bira yanında yenecek güzel bir seçenek…

Malzemeler (3-4 kişilik)

  • 8-10 parça tavuk kalça (kemiksiz pirzola)
  • 1 yemek kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1/2 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
  • tuz
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  •  Ekmek (tercihen susamlı baget ekmek)

Yapılışı

Tavukları küçük parçalara ayırın. Doğradığınız tavukları varsa bir satır veya büyük bir bıçak yardımıyla kıymadan biraz daha iri olacak şekilde kıyın.

  

   

Tavanızı kızdırın. Yapışmayan bir tava kullanmaya özen gösterin. İsteğe bağlı olarak tavanıza biraz sıvıyağ ekleyebilirsiniz. Kıydığınız tavukları tavaya atın ve kızarana kadar çevirerek pişirin.

 

Kızarmaya başladığında baharatlarını ekleyin.Ekmeklerinizin arasını keserek açın ve pişen tavuk kokoreçlerinizi arasına koyun.

 

Yanında turşu veya ezmeyle servis yapabilirsiniz.

Afiyet Olsun 🙂

AŞURE KEK


Aşure, Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü yapılan tatlı… İslami inanca göre; Muharrem ayının onuncu günü, Nuh Peygamber Büyük Tufan’dan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı yapmış. Yapılışı biraz uğraştırıcı ve zaman istiyor. Besin değeri konusunda ise tartışmasız pek çok faydası var. Aşurenin yapımı konusunda annemden yardım almam gerektiği için tarif ve yapımını başka bir zamana bırakarak size aşure tadını verebilecek ve onun kadar besin değeri yüksek bir kek tarifi vermeyi tercih ettim. Tarif ailemizin bir diğer süper şefi teyzemden. Mutlaka deneyin gerçekten çok beğeneceksiniz.

Malzemeler

  • 3 yumurta
  • 1/4 bardak (cup) keçiboynuzu veya dut pekmezi (çiftlikten)
  • 1/2 bardak (cup) süt
  • 40 gr. tereyağ
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 bardak (cup) yulaf ezmesi
  • 1 bardak (cup) un (tercihen tam buğday)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 adet taze tatlı elma
  • 1,5 tatlı kaşığı toz tarçın
  • 1,5 bardak (cup) küp doğranmış kuru meyve (kuru incir, erik, üzüm, hurma, gün kurusu, kayısı)
  • 1 bardak (cup) kuruyemiş (fındık, tuzsuz yer fıstığı, ceviz, çiğ badem)
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi veya doğranmış turunç veya portakal reçeli
  • 1 tutam tuz

Yapılışı

Bu kek için küçük boyda kare veya dikdörtgen bir borcam, fırın kabı veya muffin kalıbını tercih edebilirsiniz. Kabınızı yağlayın veya içine yağlı kağıt sererek hazırlayın. Fırınınızı 180°C’ye ayarlayın. Yumurtayı toz şekerle beyazlaşıp kabarana kadar mikserle çırpın. Üzerine pekmezi ve tereyağını ekleyin çırpmaya devam edin. En son sütü ekleyin ve düşük devirde karıştırarak mikseri kapatın. Yulaf ezmesini, unu, kabartma tozunu,tuzu ve tarçını yavaş yavaş ekleyerek karıştırın.

  

  

Elmayı soyun ve küp şeklinde doğrayın. Kuru meyveleri de küp şeklinde doğrayın. Kuruyemişleri (fındık, fıstık, ceviz, badem) ikiye veya dörde bölün.  Elmaları ve kuru meyveleri kek karışımınıza ekleyin ve iyice karıştırın. Rendelenmiş portakal kabuğu veya varsa evinizde portakal veya turunç reçelinin tanelerinden bir kaç tane doğrayarak kek karışımınıza ekleyeblirsiniz.

  

  

Son olarak kuruyemişlerinizin yarısını ekleyin ve iyice karıştırın. Kek karışımını kalıba dökerek güzelce yayın ve kuruyemişlerinizin kalan yarısını üzerine serpin. Fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

  

  

Bu kekin tatlılık oranını az bulursanız pekmez veya şeker miktarını artırarak kendinize göre ayarlayabilirsiniz.

  

Afiyet olsun 🙂

PRATİK BİLGİLER


Yemek yapmak çoğu insan için zorlayıcı ve çok zaman alan bir uğraş. Aslında uğraştan çok eğer çalışıyorsanız ve aynı zamanda yemek yapmak zorundaysanız diğer işlerin yanına eklenen kaçamadığınız sorumluluklardan biri ve bu herkes için keyif verici olmayabilir… Bu sebeple işinizi kolaylaştıracak en yardımcı beyaz eşyalardan bir tanesi olan derin dondurucunuz için bazı pratik fikirler vermek istedim… Ben  o kadar çok kullanıyorum ki buzdolabımın dondurucu bölmesiyle yetinmeyip ayrı bir tane alma ihtiyacı duydum. İşten çıkınca her zaman markete uğrama şansımız olmuyor veya bazı yemekler uğraştırıcı ön hazırlıklar gerektirebiliyor. Derin dondurucum tüm bu gereksinimleri ortadan kaldırıyor…Hemen bir uyarı, özellikle et ve et ürünlerini  mutlaka 6 ay içinde tüketin. Dondurucunuza koyacağınız tüm malzemeleri etiketleyip içeriğini ve tarihini yazmayı da unutmayın. İşte benim dondurucumda bulunan ve hayatımı kolaylaştıran malzemeler;

Yemeklik  Soğan

Yaklaşık 2 kilo soğanı doğrayın ve sıvıyağda soteleyin. Üzerine domates ve biber salçasını ekleyin. Altını kapatın ve soğumaya bırakın. Soğuyan soğanları  bir kaba koyun ve dondurucunuza atın. Yaklaşık 1 saat sonra çıkarın ve kabın içinde birer yemeklik olarak dilimleyin ve tekrar dondurucunuza atın. Böylece tamamen donduğunda parçaların çıkması kolay olacaktır.  Bu şekilde soğanı doğrayıp kavurma aşamasını atlayarak yemek pişirme süresini kısaltmış olacaksınız.

  

  

 

Sarımsak

Yaklaşık 5-6 baş sarımsağı diş diş ayırın ve kabuklarını soyun.  Soyduğunuz sarımsakların bir kısmını (2-3 baş kadar) ayırın. Kalan kısımlarını havanda veya sarımsak ezicisi ile ezin ve yaklaşık 1 çorba kaşığı tuzu ekleyerek iyice karıştırın. Tuz eklemeniz sarımsakların tamamen donmaması açısından önemli. Böylece dondurucudan çıkardığınızda dilediğniz miktarda dövülmüş sarımsağı kolayca alabileceksiniz. Dövdüğünüz sarımsakları ve soyup bir kenara ayırdıklarınızı ağzı sıkı kapanan plastik bir kavanoz veya kaba koyun ve dondurucuya atın. Hem dövülmemiş hemde dövülmüş sarımsağınızı ihtiyacınız olan her an kolaylıkla kullanabilirsiniz. 

Haşlanmış Nohut

Özellikle kışın pek çok yemek, çorba ve pilavda kullandığım malzemelerden bir tanesi de haşlanmış nohut.Hazır konservelerini sevmediğim için dondurulmuşunu kullanmayı tercih ediyorum.  Yaklaşık 1 kg. nohutu bir gece önceden ıslatın. Suda şişen nohutlarınızı yıkayarak düdüklü tencerinize koyun ve üzerini örtecek kadar su ekleyin. Yaklaşık 10-12 dk. haşlayın. Nohutun pişme kıvamı hafif dişe gelecek şekilde olmalı. Sonrasında kullanılan yemeklerde de biraz pişecekleri için çok fazla pişmemesi ve dağılmaması gerekiyor. Pişen nohutlarınızı süzerek soğutun ve dilerseniz birer yemeklik miktarlar şeklinde buzdolabı poşetlerine koyun veya büyükçe bir  kaba aralarına buzlolabı poşeti yerleştirerek doldurun.

  

   

Haşlanmış Mercimek

Yine pilav, çorba ve yemeklerde sıklıkla kullandığım bir diğer malzemem haşlanmış yeşil mercimek. Yine yaklaşık 1 kg. yeşil mercimeği iyice yıkayarak tencereye koyun. Üzerini örtecek kadar su ekleyin ve kaynatın. Hafif dişe gelecek kıvama gelince süzün ve soğuduktan sonra tıpkı nohut gibi buzdolabı poşetleri veya  kaba koyarak dondurucunuza atın. Hem nohutu hem de mercimeği yemeklerde kullanmadan önce tel süzegece koyun ve soğuk sudan geçirerek  pişmeye yakın yemeklerinize ekleyin.

  

 

Börek Çeşitleri

Dilediğiniz çeşitte böreği yaparak dondurucunuza koyabilir, çözülmesini beklemeden tepsiye dizip yumurta sürerek pişirebiliriniz. Ayrıca pişmiş böreklerinizi da dondurucuda muhafaza edebilir, ağzı kapaklı teflon tavada veya fırında ısıtarak servis edebilirsiniz.

  

Kurabiye Çeşitleri

Yine pek çok kurabiye ve kek çeşitini dondurucunuzda saklayabilirsiniz. Servis etmeden 1 saat önce kurabiyelerinizi dondurucudan çıkarmanız yeterli olacaktır.

Lok Lok

Daha önce verdiğim tariflerden biri hindistan cevizli toplar…Servis etmeden 3-4 saat önce çıkarın ve yuvarlayıp hindistan cevizine bulayın. Tadından ve aromasından hiçbirşey kaybetmediğini göreceksiniz.

Sebze ve Meyveler

Yazın sonlarında hazırlayıp koyduğum bir kaç çeşit sebze ve meyve var dondurucumda… Taze fasülye, barbunya, bezelye, böğürtlen, vişne ve mürdüm ve italyan eriği… Taze fasülyelerin uçlarını kesip, iki farklı şekilde doğradım. Yaklaşık 1/2 kiloluk paketler halinde havalarını alarak ağzı kilitli poşetlere koydum. Barbunya ve bezelyeleri de içlerini çıkararak yıkadım ve kuruttuktan sonra birer pişirimlik maktarlada poşetledim.

 

Vişneleri ve böğürtlenleri yıkayıp kurumalarını sağladım. Vişnelerin çekirdeklerini çıkardım. Ezilmeyecekleri şekilde plastik kaplara koyarak dondurdum. Erikleri yıkayıp kuruladım ve yarım ay şeklinde doğrayarak poşetlere koydum. Pasta, kek ve tartlarda kullanmak üzere dondurdum.

Etler

Dondurucuda muhafazası ve çözdürülmesi en dikkat edilmesi gerek ürünler etler. Sağlığınız için en geç 6 ay içinde tüketilmesi ve mutlaka buzdolabında çözdürülmesi gerekiyor. O sebeple etlerinizi birer yemeklik olarak ayırıp poşetleyin ve pişirmeden bir gece önce dondurucunuzdan çıkarıp buzdolabınıza koyarak çözdürün. Bu şekilde her türlü et, balık, tavuk, hindiyi dilediğiniz şekillerde (kıyma, kuşbaşı, köfte vs.) dondurarak kullanabilirsiniz.

Et Suları

İster et, ister tavuk isterse de sebze suyu olsun yemeklerde kullanacağınız tüm sıvı malzemeleri dondurulmaya dayanıklı küçük cam kavanozlara birer yemeklik olacak şekilde  koyun ve öyle dondurun. Yemek yapmadan önce dilerseniz bir gece öncesinden buzdolabında, dilerseniz de mikrodalga fırında çözdürerek kullanın.

Peynirler

Zamanında tüketemediğiniz peynirleri, bozulmadan küçük parçalara ayırın ve donrucunuzda bir poşette biriktirin. Yeterli miktara geldiğinde poğaça, börek ve makarnalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca, rendelenmiş mozarella, kaşar ve parmesan peynirlerinizi de dondurucunuzda daha uzun süre muhafaza edebilir, çözdürmeye gerek kalmadan  yemeklerinizde kullanabilirsiniz.

İPEK HANIM’IN ÇİFTLİĞİ, EKŞİ MAYALI EKMEK ve OTLU BÖREK


2010 yılının sonbaharıydı. Babam her zaman olduğu gibi yine gazetede okuduğu ve ilgisini çeken bir haberi bizimle paylaştı.  O dönem de tıpkı şimdi olduğu gibi yiyeceklerimize karıştırılan zehirler ve “ORGANİK” terimi oldukça popülerdi… Ama haberin ilgi çeken kısmı İstanbul’dan Nazilliye uzanan güzel bir yaşam hikayesi ve bunun sonucunda ortaya çıkan örnek bir başarı öyküsüydü. İpek Hanım’ın Çiftliği… Belki çoğunuz biliyorsunuz kimbilir belki de yeni duydunuz. Aslında niyetim uzun uzun hikaye anlatmak değil sadece Pınar KAFTANCIOĞLU’nun kızı İpek’e sağlıklı gıdalar yedirebilme isteğiyle kurduğu bu çiftliğin nasıl zaman içinde bizlere ve bizlerin de çocuklarına ulaştığından  ve farkındalığımızın ne kadar arttığından söz etmek… Şöyle ki, mail listesine üye olduğunuzda haftalık sipariş listesine ek olarak bir de bilgilendirme maili alıyorsunuz. Böylece sipariş verdiğinizde gelen ürünlerden duyduğunuz memnuniyetin yanı sıra her hafta merakla beklediğiniz bir yazı diziniz oluyor.  Bir tatil dönüşü uğradık çiftliğe Pınar Hanım’la da tanışmak dileğiyle ama o da tatilde olduğu için Ganimet Abla karşıladı bizi… Çiftliği gezdirdi, yayladaki evlere götürdü… Tarlalardan ellerimizle topladık salatalıkları semizotlarını, kızı Fatma, torunu Derya, güleryüz, tatlı dil herşey vardı… Kapıları her zaman herkese açık…

Salatalık Toplarken

  

  

Yayla Evlerinde Keyif

 

Derya ve Ganimet Abla

 

Aslında İpek Hanım’ın Çiftliği  sadece benim ve ailemin her zaman ve elimizden geldiğince sağlıklı beslenme çabamıza yeni bir destek ve yol olmakla kalmadı, aynı zamanda MUTLUCHEF blogunun da temelini atmış oldu. Konunun MUTLUCHEF’le bağlantısına gelince… Zaten içimde yatan aslan evlendikten sonra iyice uyanmış beni gizliden dürtmeye başlamıştı. Eşimin tatlıya olan düşkünlüğü Pınar Hanım’ın pastaneler hakkındaki bir yazısından sonra beni oldukça endişelendirdi. Kullanılan katkı malzemeleri ve gizli zehirlerden söz eden bir yazıydı bu… Ne yaparım ne ederim derken becerebildiğim kadarıyla herşeyi evde ve elimden geldiğince sağlıklı yapmaya başladım. Sırasıyla tüm aile fertlerime yapmış olduğum sağlıklı doğumgünü pastalarına arkadaşlarımınki eklendi. Zamanla her ay 1-2 pasta yapar oldum. Aldığım övgü ve beğeniler beni buralara kadar getirdi. Şimdi aldığım siparişler hem beni hem de çevremdekileri mutlu ediyor. Sloganım SAĞLIKLI PASTALAR’dı. Hep de öyle kalacak, yaptığım her yemek elimden geldiğince, gücüm yettiğince sağlıklı olacak…Ben Pınar KAFTANCIOĞLU’nun yalnız Ocaklı köyüne değil bu ülkedeki herkese hizmet ettiğini düşünüyorum ve mutlaka tanışın istiyorum. Önce  www.ipekhanim.com adresinden mail listesine üye olun. Ve verin siparişinizi… Özellikle tavsiye ettiğim bazı ürünler olacak ve hatta tariflerimde de bu ürünlerden bahsedeceğim. Bugün vereceğim iki tarif   çiftlikten aldığım ürünlerle yapıldı. Oldukça lezzetli ve aslında artık söylememe gerek yok,  SAĞLIKLI 🙂

Bu arada hemen bir uyarı yapayım. İpek Hanım’ın Çiftliğinin artık taklitleri var. O sebeple google’a yazarsanız farklı sitelerde çıkabilir. Dikkatli olun.


EKŞİ MAYALI EKMEK

Malzemeler

  • 125 gr. Karakılçık Buğdayı Unu (Çiftlikten)
  • 125 gr. Kabuksuz Has Un (Çiftlikten)
  • ekşi maya (Çiftlikten)
  • ılık su

 Yapılışı

Ekşi maya ve unları çiftlikten sipariş ettim. Maya küçük bir poşetin içinde geldi. Bu mayayı toplam 250 gr. unun ortasına koydum ve elimi yakmayacak sıcaklıktaki suyu azar azar su ekleyerek yoğurdum. Hamurun kıvamı gelen mayanın kıvamında oldu yani ele hafif yapışan bir hamur elde ettim. Biraz sıvıyağ ve su kullanarak elinimi hamurdan kurtardım ve kabın ağzını kapatarak bir gece buzdolabında beklettim.

  

Ertesi gün ekmeği pişirmeden 1 saat önce buzdolabından çıkardım. Oda sıcaklığına gelene ve mayalanıp kabarana kadar  üstünü nemli bir bezle kapatarak beklettim.  Bir sonraki ekmeğime maya olması için mayalanmış hamurumdan bir parça ayırdım ve buzdolabı poşetine koydum. Biz iki kişi olduğumuz için ben yine çiftlikten gelen miktar kadar ayırdım siz sayınıza göre daha fazla ayırabilir un miktarınızı artırarak ekmeğinizi daha büyük yapabilirsiniz.  Ekmeği pişireceğim fırın kabımın boyutunda yağlı kağıdı kestim ve elimle iyice buruşturdum. Fırın kabımın içine kağıdı yerleştirdim.  Fırınımı 210°C ye ayarladım.

  

Oda sıcaklığına gelen ve kabaran hamurumu çok fazla söndürmeden hemen yağlı kağıdımın üzerine aldım ve 10 dk. bekledim. Ekmeğimi fırına attım ve üzeri kızarana kadar pişirdim.

 

Mutlaka deneyin. Tadına, görüntüsüne ve kendinizin yaptığına inanamayacaksınız.

Afiyet Olsun 🙂

OTLU BÖREK

Malzemeler

  • 6 adet yufka
  • Böreklik Otlu İç                                (iğnelik, ebegümeci, ısırgan, pazı, ıspanak, maydanoz, dereotu, lor peynirinden oluşan hazır iç )(Çiftlikten)
  • Keçi parmak peyniri (Mado’dan aldım. Su böreği için satılıyor. ).
  • 3 yumurta
  • 1 bardak (cup) süt
  • 1/2 bardak sıvıyağ
  • 1/3 bardak su

Yapılışı

Fırın kabınıza yağlı kağıt serin veya sıvıyağ ile hafif yağlayın. Yumurtalardan birinin sarısını bir kenara ayırın. Akına diğer iki yumurtayı ekleyerek çırpın. Sıvıyağ, süt ve suyu ekleyin ve çırparak iyice karıştırın.  Yufkanın bir tanesini tepsiden taşacak şekilde tabana yerleştirin. İçine sıvı harçtan biraz dökün ve yayın.

  

Kalan yufkaları ortadan ikiye bölün ve tek tek sıvı harca batırıp kenarlara taşırmadan tepsiye yayın. Yufkaların iki tanesini (4 yarım parça) bu şekilde yerleştirdikten sonra ortasına otlu harcı dökün ve her yerine eşit olacak şekilde dağıtın. Keçi peynirlerini rendeleyin ve harcın üzerine serpin. Keçi peyniri bulamazsnız herkangi bir sünen peynir de kullanabilirsiniz.

 

Kalan yufkaları yine sıvı harca batırarak dizmeye devam edin. En son yufkayı koyduktan sonra kenarlarını içe doğru katlayın ve keskin bir bıçakla dilimleyin. Dilimlediğiniz böreğinizin üzerine kalan harcı yayarak dökün ve üzerini örterek bir kaç saat veya bir gece buzdolabında bekletin. Böylece böreğiniz sıvı harcın tamamını içine çekecek ve pişince sanki su böreği yiyormuş gibi olacaksınız. Beklettiğiniz böreğinizi üzerine yumurta sarısını sürerek önceden ısıtılmış 180°C fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Sıcak sıcak servis yapın.

  

Afiyet Olsun 🙂

FIRINDA SEBZELİ KÖFTE


        Malzemeler (3-4 kişilik)

  • 2 orta boy patates
  • 2 orta boy kabak
  • 2 orta boy domates
  • 8 adet sivri biber
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası

Köfte için ;

  • 1/2 kg köftelik kıyma
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 1/2 demet maydanoz
  • karabiber, tuz, kimyon, kırmızı toz biber

Yapılışı

Köfte için soğanı rendeleyin veya çok küçük doğrayın. Baharatlarını ekleyin ve yaklaşık 15-20 dk.  iyice yoğurun. Maydanozları ince ince kıyın ve köftenize ekleyin. Ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak şekil verin.Patates, kabak ve domatesleri yarım cm kalınlığında halka halka dilimleyin.

   

Tavaya sıvı yağı koyun. Sırasıyla patatesleri, kabakları ve biberleri arkalı önlü kızartarak kenara alın. Başka bir tavada köfteleri kızartın ve tavadan alın. Köfteleri kızarttığınız tavaya domatesleri koyun ve onların da her iki tarafını kızartın.

   

  

Fırın kabına kabak, patates, köfte domatesi tek tek sırayla dizin ve en üstüne biberleri koyun. Domates ve köfteleri pişirdiğiniz tavaya biraz sıcak su ekleyin ve salçayı ekleyerek karıştırın. Salçalı suyu sebze ve köftelerin üzerine gezdirerek dökün.

   

  

Fırın kabının ağzına  bir kat yağlı kağıt (aliminyum folyonun yiyeceklerle temasını önlemek için) koyun ve üzerini aliminyum folyo ile kapatın. 180°C de ısıtığınız fırında yaklaşık 15-20 dk pişirin ve dilerseniz yanında pilav ve yoğurtla servis yapın.

  

Afiyet Olsun 🙂

TERBİYELİ KÖFTE


En sevdiğim yemeklerden biridir terbiyeli köfte… Bu tarif de bir diğer 20 yıllık dostum Koray’ın kayınvalidesinden… Hem çorba hem yemek sayabileceğimiz bu yemeği evdeki herkes çok sevecek özelliklede çocuklar… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler (4 Kişilik)

  • 500 gr. kıyma
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 1 orta boy patates
  • 1 orta boy havuç
  • 1 yumurta
  • 1 limon
  • 250-300 ml. et suyu
  • 1 bardak (cup) haşlanmış nohut
  • 1,5 litre su
  • tuz
  • 1-2 yemek kaşığı un
  • karabiber
  • pul biber
  • 3-4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 3-4 diş sarımsak (isteğe bağlı)

Yapılışı

Soğan, patates ve havuçları küp küp doğrayın. Tencerenize yağı koyun ve soğanları ekleyerek biraz soteleyin. Doğradığınız patates ve havuçları da soğanlara ekleyin ve sotelemeye devam edin. Suyu ve et suyunu ekleyin. Havuç ve patatesler pişene kadar kaynatın.

  

     

Çorba pişerken maydanozlar ince ince kıyın ve yarım kilo kıymanın içine ekleyin. Karabiber ve tuz koyarak yaklaşık 15-20 dk. yoğurun. Bir tepsiye unu serpin ve yanınıza alın. Yoğurulan köfteden küçük paraçalar halinde koparın ve yuvarlayarak unlu tepsiye atın.

  

  

Havuç ve papates pişince köfteleri tel süzgeçin üzerinde biraz sallayarak unlarını silkeleyin ve çorbanıza ekleyin.Tepside kalan unu çorbaya eklemeyin. Aksi taktirde çorbanız çok koyu olacaktır. Köfteler hafif pişince nohutları ekleyin.

  

Bu arada terbiye için yumurtayı bir kaseye kırın ve çırpın. Limonun suyunu sıkın ve çırptığınız yumurtaya ekleyerek çırpmaya devam edin. Burada tercihinize bağlı olarak dövülmüş sarımsak da ekleyebilirsiniz.Köfteler pişince çorbanın suyundan bir kepçe alın ve yumurtalı karışıma yavaş yavaş ekleyerek çırpın. Burada amaç yumurtalı karışımı çorbayla aynı sıcaklığa getirmek. Aksi taktirde çorbanız kesilecektir. Çorbanın suyundan ekleyerek çırptığınız yumurtalı karışımı (terbiyeyi) çorbanın içine yavaş yavaş karıştırarak ekleyin.

  

 

Terbiyenizi döker dökmez çorbanızın rengi birden beyazlaşacaktır. Bu terbiyeli köftenizin hazır olduğu anlamına gelir. Bir taşım daha kaynatınca altını kapatın ve servis tabağına alın. Üzerini süslemek için sıvıyağda kızdırdığınız pul biber ve nane kullanabilirsiniz.

 

Afiyet Olsun 🙂

HAŞHAŞ EZMELİ KURABİYE


Uyarlama ve patenti bana ait olan bir tarif bu 🙂 Uyarlama diyorum çünkü bu kurabiyenin orijinal tarifinde tahin var…Ama ben haşhaş ezmesi kullandım.  Bu kurabiye sipariş ürünler listemde de bir numara olmaya aday… Haşhaş ezmesini tüm market, şarküteri , mandıra ve aktarlarda, hatta pazarlarda bulabilmeniz mümkün. Haşhaş ezmesi, haşhaş tohumlarından yapılan macun kıvamında bir ezme… Yörelere göre renklerinde farklılık görülse de genellikle kahverengi oluyorlar. Aslında ben siparişlerimde ve kendime yaparken özellikle kayınpederimin Denizli-Çivril’den getirdiği, siyah haşhaş tohumlarından yapılan ve tahin kıvamında olan ezmeden yapıyorum. Ama onu bulmanız zor olacağı için bu tarif için marketlerde satılan kahverengi haşhaş ezmesinden kullandım. Haşhaş ezmesi bulamazsanız onun yerine tahin de kullanabilirsiniz tabi ki… İşte tarif… Mutlaka deneyin…

        Malzemeler

  • 1 bardak (cup) haşhaş ezmesi veya tahin
  • 1 bardak (cup) pudra şekeri
  • 1 bardak (cup) sıvı yağ (tercihen fındık yağı)
  • 4-4,5 bardak (cup) un
  • 1/2 bardak (cup) dövülmüş ceviz veya fındık

Yapılışı

Tüm malzemeleri karıştırın ve iyice yoğurun. Kullandığınız tahin veya haşhaş ezmesinin kıvamına göre un miktarını ayarlayın (kıvamı yoğunsa 4 bardak, değilse 4,5 bardak un koyun). İyice yoğurduğunuz kurabiye hamurunuzun üzerini streç filmle örtün ve lok lok tarifinde olduğu gibi sertleşmesi için 1 gece buzdolabında veya 1-2 saat derindondurucuda bekletin.

 

  

 

Dolapta veya derin dondurucuda beklettiğiniz hamurunuza dilerseniz kurabiye kalıbı kullanarak dilerseniz de benim yaptığım gibi küçük parçalar koparıp yuvarlayarak ve üzerine hafif bastırarak şekil verin. Burada önemli olan kurabiyelerinizi yeme kolaylığı açısından birer lokmalık boyutlarda hazırlamanız. Çünkü kurabiyeler un kurabiyesi kıvamında olduğu için yerken ısırıldığında dağılıyorlar.

  

Şekil verdiğiniz kurabiyeleri yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye sık aralıklarla dizin. Kabarmayacağı için birbirine yakın dizebilirsiniz. Kurabiyelerinizi soğuk fırına atın ve 160 °C’de yaklaşık 20-25 dk. pişirin. Fırından çıkardığınız kurabiyelerinizi soğuyunca servis yapın. Yine derin dondurucuda pişmiş olarak uzun süre saklayabileceğiniz ve hiç çözdürmeye ihtiyaç duymadan servis edebileceğiniz bu kurabiyeyi özellikle soğuk (hatta dondurucudan çıkar çıkmaz) servis etmenizi tavsiye ediyorum.

  

Afiyet Olsun 🙂

DÜRÜMDE SEBZELİ KAVURMA


Bayram geldi hoş geldi 🙂 Veee yine evlerimizde çeşit çeşit taze et var. Öncelikle bu etlerin muhafazası ve tüketilmesi ile ilgili bir kaç noktadan söz etmek istiyorum. Çoğumuz biliyoruz ki etlerin kesildiği gün yenmesi pek önerilmiyor. Öncelikle etin sertliğinin geçmesi için en az 24 saat buzdolabında sabit bir sıcaklıkta dinlenmesi gerekiyor (4-6 C arası).  Böylece etiniz daha yumuşak oluyor ve  sindirim sırasında mideyi fazla yormuyor.

Şimdi gelelim tarifimize… Bir Kurban Bayramı klasiği olan KAVURMA’ya alternatif bir tarif oldu bu tarif… Belki biraz daha sağlıklı ve en az onun kadar lezzetli… Sebzeler tamamen tercihe bağlı siz dilerseniz havuç, pırasa, kabak gibi farklı sebzeler de kullanabilirsiniz. Kısacası evde ne varsa onu kullanın… Güzel Bayramlar olsun…

 Malzemeler

  • 1/2 kg. dana sotelik kuşbaşı       
  • 1 orta boy soğan
  • 300 gr. brokoli
  • 2 adet kırmızı biber
  • 5-6 adet yeşil biber
  • 2-3 kaşık soya sosu (isteğe bağlı)
  • 1 tatlı kaşığı pul veya kırmızı toz biber (isteğe bağlı)
  • 4 adet lavaş ekmeği

Yapılışı

Bu tarifte tezahurat yapmak için sabırsızlandığım döküm bir tava kullandım. Bayram öncesi aldığım Hecha tavamı size nasıl anlatmam gerektiğini bilemiyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum. Öyle ki yemeğin tadına bakmadan bu kadar öveceğim aklıma gelmemişti… Pek çok blog ve yemek sitesinde adını duyduğum bu tava ilk günden gerçekten harikalar yarattı…  Adı üzerinde dökme demirden yapılan bu ürünlerin üzeri ayrıca emaye kaplı…  Sıcaklığını sürekli ve sabit seviyede muhafaza ettiği için özellikle et pişirme konusunda oldukça iddialı ve başarılı…Ürünlerin ayrıntılı  özelliklerini sitesinden inceleyebilir, siz de en kısa zamanda Hecha’yla tanışabilirsiniz…Ayrıca bizim gibi bir kaç kişi bir araya gelip toplu alışveriş yaparsanız indirimli alabilirsiniz. Böylece  uygun bir fiyata geliyor.

Döküm tavanız yoksa herhangi bir tava da kullanabilirsiniz. Teflon, bakır, çelik,wok birini seçin ve ocağa yerleştirin. Tavanıza 1-2 yemek kaşığı sıvıyağ koyun ve kızdırın. Oda sıcaklığındaki etlerinizi tavaya atın ve bir yüzleri kızarana kadar çevirmeden bekleyin. Bir yüzleri kızarmış olan etlerinin diğer taraflarını çevirin ve yine kızarmasını bekleyin. Bu işlem sırasında ocağınızın ateşini sabit tutun. Sıcaklık değişirse etleriniz sulanacaktır ve pişince de kuru olacaktır. O sebeple sıcaklığın sabit olmasına dikkat edin… Etleriniz kızarırken diğer yanda sebzeleri iri küpler şeklinde doğrayın. Brokolileri en ince ince dallara ayırın.

  

    

Her iki tarafı kızaran etlerinizin üzerine pişme sırasına göre önce brokolileri atın ve harlı ateşte etlerle birlikte soteleyin. Brokoliler biraz pişince soğan ve biberleri  atın ve sotelemeye devam edin. Sebzeler sotelenince en son soya sosunu dökün ve dilerseniz karabiber ve biraz da kırmızı biber atın.

  

  

Lavaşlarınızı biraz yumuşatmak için etlerin üzerine örtün, bir kaç dk. bekleyin ve ocağı kapatın. Lavaşların arasına sebze ve etleri yerleştirerek dürüm  şekline getirin yanında dilediğiniz garnitürle  servis yapın. Ben garnitür olarak kış hazırlıkları bölümünde yaptığım domatesli acı biber turşusu ve süzme yoğurt kullandım. Bu şekilde tadı biraz da Meksika yemeği Fajita’ya benzedi… Denemenizi tavsiye ederim…

Afiyet Olsun 🙂

LOK LOK


 

İşte size kolay, pratik, küçük ve tatlı bir ikram…Eminim bayram öncesi ilaç gibi gelecektir. Canım annemin bir lokmada yendiği için lok lok adını verdiği küçük hindistan cevizli ve fındıklı toplar… Benim dondurucumda sürekli bulunan önemli kurtarıcılarımdan bir tanesi… Siz de yaklaşık 1 yıl derin dondurucuda muhafaza edebilir, dilediğiniz zaman çıkarıp yuvarlayarak sunuma hazır hale getirebilirsiniz. Sözü fazla uzatmadan sağlıklı, güzel ve tatlı bir bayram dileğiyle tarifime geçiyorum…

         Malzemeler

  • 1 kutu krema
  • 1 bardak (cup) pudra şekeri
  • 1 bardak (cup) süttozu
  • 5 bardak (cup) hindistan cevizi
  • 2-3 damla vanilya özü
  • 1 bardak (cup) bütün fındık (tercihen)

Yapılışı

Hindistan cevizinin 1 bardağını daha sonra kullanmak üzere bir kenara ayırın. Pudra şekeri, krema ve süttozunu birbirine yedirerek iyice karıştırın. Hindistan cevizini azar azar dökerek yoğurmaya devam edin. Burada hindistan cevizi için ortalama bir ölçü vermemin sebebi kullanacağınız kremanın kıvamı… Ben katkısız olduğu için Pınar Krema kullanıyorum. Kremanın kıvamı her pakette farklı çıkabiliyor o sebeple sıvı çıkacak olursa hindistan cevizini 4 bardak kullanın, biraz daha katı çıkarsa 3,5 bardak yeterli olacaktır.

 

Hamurunuzu elinize yapışmayacak kıvama gelene kadar yoğurun ve üzerine streç film kapatarak buzdolabına koyun ve mümkünse 1 gece dolapta bekletin. Eğer aceleniz varsa derin dondurucuda 1-2 saat bekletebilirsiniz. Burada amaç hamurunuza kolay şekil verebilmek için biraz sertleşmesini sağlamaktır. Yoğurur yoğurmaz yuvarlamaya çalışırsanız dağılacaktır.

 

 

Küçük bir tepsiye önceden ayırmış olduğunuz hindistan cevizinin yarısını dökün. Dolapta veya derin dondurucuda beklettiğiniz hamurunuzdan ufak parçalar koparın ve ortalarına birer fındık yerleştirerek yuvarlayın. Tepsiye döktüğünüz hindistan cevizine bulayarak servis tabağına alın. Lokloklarınızı yumuşamamaları için misafirlerinize ikram edene kadar buzdolabında muhafaza edin.

  

Afiyet Olsun 🙂

REYHANLI BULGURLU KABAK DOLMASI


Pirinç kullanmayı sevmeyen veya kalori hesabı yapanlar başta olmak üzere herkese denemesini tavsiye edeceğim bir dolma tarifi bu…

Tarife geçmeden önce dolmada kullandığım baharatlardan biri olan reyhanla ilgili açıklama yapmak istiyorum. Reyhan, fesleğenle aynı aileden…Aroma, yaprak boyutu ve renk açısından fesleğenden biraz farklı… Bazı kaynaklara göre fesleğen bitkisi yetiştiği ülkeye ve iklime göre değişim gösterdiği için tıpkı “reyhan” gibi  değişik isimlerle çağırılabiliyor. Kurutulmuşnun rengi mor olan reyhan, özellikle Hatay mutfağında yoğun olarak kullanılan bir baharat… Baharatçılarda rahatlıkla bulabileceğiniz kuru reyhan, bulgur pilavı, çoban salata ve dolmaya çok yakışıyor. Tazesinden çok kurusunu kullanmanızı  öneriyorum çünkü her bitkide olduğu gibi  tazesi ile kurusu arasında aroma farkı var. Mutlaka deneyin… İşte tarif…

Malzemeler  (4-5 Kişilik)

  • 10 adet kabak (sakız)
  • 1 bardak (cup) pilavlık iri bulgur
  • 250-300 gr. kıyma
  • 1 yemek kaşığı kuru reyhan
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 orta boy soğan
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ

Yapılışı

Kabakları dolmalık olarak hazırlayın (Enlemesine ortadan ikiye bölün ve ortalarını dolma oyacağı ile oyarak çıkarın).  Dolmanın içi için soğanı soyun ve küçük küçük doğrayın. Kıymayı, soğanı, salçaların yarısını (diğer yarısını sos için ayırın), bulguru  ve baharatları koyarak iyice karıştırın. Hazırladığınız içle kabakları ağızlarında hafif pay bırakarak doldurun.

  

 

Dilerseniz buharda, dilerseniz normal bir tencerede üzerine hafif su ekleyerek pişirin. Sosu için sıvıyağ ve ayırdığınız salçaları karıştırıp kızdırın. Üzerine biraz dolmanın suyundan ekleyin ve biraz daha reyhan serpin. Dolmaları tabağınıza koyun ve üzerine sosu gezdirin.Dilerseniz yanında yoğurtla servis yapın.

  

  Afiyet Olsun 🙂

PİZZA HAMURU ve KARIŞIK PİZZA


Herhalde pizzayı sevmeyen yoktur … Tüm dünyada en çok çeşiti olan ve yaygın olarak tartışmasız her ülkede yiyebileceğiniz yemeklerden biri PİZZA… Üzerine hemen hemen her çeşit malzeme koyabildiğiniz, her damağa, her zevke uygun hazırlanabilen, İtalyan mutfağının en ünlü yemeklerinden biri… Tarihçesi tam olarak bilinmiyor. İlk Pizza restoranı hakkında bir kaç bilgiye ulaşabildim fakat pizza ilk kim tarafından nerede yapılmış kesin bir bilgiye ulaşamadım. Söylenene göre un ve hamurun bulunduğu yıllardan beri yapılıyor pizza… Farklı ülkelere göre farklı stillerde pişirilen pizzanın bir çok tarifi de var. Benim yaptığım hamurun tarifi İtalyan Şef Daniel Evangelista’dan… Ankara’da güzel bir İtalyan Restoranı olan Peperoncino‘nun şefi, aynı zamanda İtalyan, Meksika, Türk, Fransız ve  Avusturalya mutfaklarında “Executive Chef” derecesi var. Hamurun tarifini paylaşmama izin verdiği için kendisine çok teşekkür ediyorum. Zor gibi görünse de kolay yapabileceğiniz   bir tarif mutlaka deneyin ve keyifle pişirin…

Pizza Hamuru için Malzemeler (2-3 Kişilik)

  • 2 bardak (cup) un
  • 2 çay kaşığı yaş maya
  • yaklaşık 1/2 bardak ılık su
  • 1 tutam tuz
  • 4-5 damla zeytinyağı

Pizza Sosu için Malzemeler

  • 1 bardak (cup) domates püresi
  • 2 yemek kaşığı kırmızı şarap
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • tuz
  • kekik
  • fesleğen (tercihen taze)
  • zeytinyağı
  • karabiber

 Karışık Pizza için Malzemeler

  • 4-5 adet mini sosis
  • 1 adet parmak sucuk
  • 8-10 dilim pastırma
  • 1 orta boy domates
  • 1/2 bardak (cup) mısır
  • 1/2 bardak (cup) dilimlenmiş siyah zeytin
  • 3-4 adet sivri biber
  • Rende veya küp kaşar veya mozarella peyniri

Yapılışı

Pizzanın hamurunu hazırlamak için unu derin bir kaba koyun. Üzerine maya ve tuzu ekleyin. Azar azar su ekleyerek hamuru toparlayın. Burada su için bir yaklaşık bir miktar verdim. Çünkü kullanacağınız una göre bu miktar değişebilir. Burada önemli olan hamurun kıvamı… Hamur kulak memesi kıvamından daha sert olmalıdır. (Bu kıvam çocukların oyun hamurlarının kıvamı ile hemen hemen aynı…) Bu sebeple suyu azar azar eklemeye dikkat edin.  Su az gelirse hamurunuz oldukça sert olacaktır. Bu durumda biraz daha su ekleyin. Su fazla gelirse hamurunuz yumuşak olacaktır. Böyle olursa da biraz daha un ekleyin. Hamurunuz söz konusu kıvama ulaştığında iki eşit parçaya ayırın. Parçaları tek tek, kenarlarını baş parmağınızla içe doğru bükerek toparlayın ve avucunuzun içinde yuvarlayarak beze (top) haline getirin.  Elde ettiğiniz bezelerinizi streç filme sarın ve mayalanması için 1-2 saat kadar beklemeye bırakın. Hamuru önceden yapıp  bir gece buz dolabında bekletebilirseniz daha güzel oluyor. Böylece yavaş yavaş mayalanıyor ve aroması daha güzel oluyor. Şayet dolapta bekletirseniz, pizzayı yapmadan 1 saat önce dolaptan çıkarın ve oda sıcaklığında bekletin.

    

Pizzanızın sosu için gerekli domates püresini kış hazırlıkları bölümünde anlatmıştık. Domates püresini dilerseniz hazır olarak  da bulabilmeniz mümkün. Domates püresi bulamazsanız konserve bütün domates alıp suyunu süzün ve robottan geçirin.

  

   

Sos tavanıza zeytinyağı koyun. Üzerine domates püresini ve salçayı ekleyin. Kaynayıp yoğunlaşmaya başlayınca şarabı ekleyin. Son olarak baharatlarını ekleyin (tuz, karabiber, fesleğen ve kekik) biraz karıştırıp altını kapatın ve soğumaya bırakın.Fesleğeni taze kullanıyorsanız robottan geçirerek ekleyin.

Fırınınızı en yüksek dereceye ayarlayın (ben 250 °C de pişirdim). Bu ısıya dayanıklı olan  herhangi bir tepsiyi fırınınızın içine koyun ve onunda iyice ısınmasını sağlayın. Burada dikkatli olmanız gereken bir kaç nokta var. Piyasada satılan silikon fırın ürünleri genellikle 230°C fırına dayanıklı oluyorlar. Siz fırına koymadan önce kullanacağınız tepsi ve malzemeleri mutlaka kontrol edin. Ayrıca hemen yanacağı için yağlı kağıt kullanmayın. En uygunu varsa teflon bir tepsi yoksa fırnınızın kendi tepsisi olacaktır.

  

Sosunuz soğurken pizzanın üst malzemelerini hazırlayın. Bunun için sucuk, sosis ve biberleri ince halkalar şeklinde doğrayın. Mozarella veya kaşar peynirini rendeleyin. Pizzanın hamurunun ıslanmaması için domatesi dörde bölün ve bıçağınızın ucuyla çekirdekli kısımlarını çıkarıp küçük küpler şeklinde doğrayın. Tüm malzemeler hazır olduğunda hamurunuzu açma aşamasına geçebilirsiniz.

  

 Hamuru açmak için tezgahınıza biraz un serpin ve mayalanan bezelerinizi tek tek ister elinizle ister oklava veya merdaneyle ince hamur istiyorsanız 2 mm, kalın istiyorsanız 3-4 mm kalınlığında açın.  Açtığınız hamurları ısınmış olan fırın tepsisine kolay aktarabilmek için ince bir doğrama tahtası veya düz bir tepsinin üzerine alın. Hamurun üzerine hazırlamış olduğunuz pizza sosundan 1-2  kaşık dökün ve yayın.

  

Rendelenmiş peynir dışında doğramış olduğunuz malzemeleri  her iki pizzaya da eşit bir biçimde olacak şekilde dağıtarak yayın (Malzemelerin sırası şöyle olabilir;  sucuk, sosis, pastırma, sonra zeytin mısır ve en son domates ve biber). Pişmeye hazır hale gelen pizzalarınızı ısınmış olan tepsiye dikkatlice kaydırarak  yerleştirin. 8-10 dk piştikten sonra (üzerindeki malzemeleri pişip  hafif kızaracak)  peynirlerini ekleyin ve peynir eriyinceye kadar biraz daha pişirin. Pişen pizzalarınızı dilediğiniz gibi servis yapabilirsiniz.

 

Afiyet Olsun 🙂

Pizzanızı elde açmak için hamur tarifinin sahibi Daniel’in bir videosu var. İzleyin biraz alışınca elde açmak gerçekten daha kolay…
http://danielinmutfagi.blogspot.com/2011/11/danielin-mutfag-margarita-pizza-tarifi.html

DOMATESLİ ACI BİBER TURŞUSU ve ACILI EZME


Kış Hazırlıkları Atölyemizden çıkan diğer ürünlerimiz  domatesli acı biber turşusu  ve acılı ezme oldu. Bunun için ben orta acılıkta olan sarı renkli süs biberlerini kullandım. Siz dilediğiniz süs biberi ile yapabilirsiniz. İşte malzemeler ve yapılışları;

Turşu İçin Malzemeler

  • 2 kg. domates
  • 600 gr. süs biberi
  • 1/2 baş sarımsak (tercihe bağlı)
  • 1 bardak (cup) sirke
  • 1 bardak (cup) zeytinyağı
  • 1 Demet Maydanoz
  • 1 tutam maydanoz veya taze kereviz yaprağı
  • tuz
  • Kullanılmamış kavanoz ve kapak

Yapılışı

Bu turşuyu 2 farklı şekilde yaptım. Birinde biberleri tüm tüm,  diğerinde halka şeklinde doğrayarak kullandım.  Ne şekilde  yemeyi tercih ediyorsanız siz de ona göre yapabilirsiniz. Biberleri tüm olarak kullanacaksanız saplarını kısaltın. Şayet doğrayacaksanız  saplarını tamamen kesin. Kavanozlarınızı (kavanozunu) ve kapakları yıkayın ve iyice kurulayın. Ben turşular için 1000 ml’lik kavanoz kullandım. Siz dilerseniz  hepsini alacak şekilde tek bir kavanoz da kullanabilirsiniz.

Tüm veya doğranmış biber seçeneği için; domateslerin ve sarımsakların kabuklarını soyarak rendeleyin veya mutfak robotundan geçirin.  Püre haline gelen domates ve sarımsaklara zeytinyağı, sirke ve bir miktarda tuz ekleyin ve iyice karıştırın. Tuzunu tadına bakarak ayarlarsanız daha iyi olur. O sebeple ölçü vermedim.Ben kavanoz başına 2,5-3 yemek kaşığı kadar öğütülmüş kaya tuzu kullandım. Granül olan kaya tuzu kullanacaksanız, sirkenin içinde eritip o şekilde koymanızı tavsiye ederim. Böylece tadına baktığınızda tuz miktarı daha doğru olur. Kavanozlarınızı bir kat biber (tüm veya halka halka doğranmış) bir kat domatesli karışımdan ekleyerek ağzında maydanoz veya taze kereviz yaprağı  için bir miktar pay bırakarak doldurun.

   

Maydanozu dilerseniz doğrayarak domatesli karışıma da ekleyebilirsiniz. Tercih sizin… Pay bırakarak doldurduğunuz kavanozların ağız kısmına bir tutam maydanoz veya taze kereviz yaprağı koyun. Bu hem biberlerin su yüzüne çıkmasını önleyecek hem de turşunuza ayrı bir lezzet katacaktır. Kavanozların kapaklarını sıkıca kapatın ve taşma riskine karşı bir tepsiye dizin ve buzdolabına koyun. Malzemelerin ayrıştığını görürseniz, ara ara açıp karıştırabilirsiniz. Yaklaşık 3-4 hafta sonra turşularınız hazır olacaktır.

Acılı Ezme İçin Malzemeler

  • 2 kg. domates
  • 200-250 gr. süs biberi
  • 6-8 adet kırmızı biber
  • 1/2 baş sarımsak (tercihe bağlı)
  • 1 bardak (cup) sirke
  • 1 bardak  (cup) zeytinyağı
  • 1 Demet Maydanoz
  • tuz
  • Kullanılmamış kavanoz ve kapak

Yapılışı

Ezmenin tarifi  ortalama 20 yılı devirdiğimiz  arkadaşım Nihan’ın annesinden… Üniversite yaşamımız boyunca sınavlara çalışırken  bittiğinde kaç dilim ekmek yediğimizi bir türlü hesaplayamadığımız, yerken şuur kaybına uğratan acılı bir ezme… Mutlaka deneyin…  Ben acılı ezme için 2000 ml’lik  kavanoz kullandım. Bu tarifteki ezme 2 kavanoza (toplam 4 lt.) rahatlıkla sığdı.  Kavanozlarımı önceden yıkadım ve iyice kuruladım.

Tarif şöyle; Domatesleri ve sarımsakları soyun. Süs biberlerinin saplarını kesin. Kırmızı biberlerin saplarını kesin ve çekirdeklerini çıkarın.

 

Tüm malzemeleri robottan geçirin. Zetinyağı, sirkeyi ve tuzunu koyun. İyice karıştırın ve kavanozlara doldurun.

 

Kapaklarını sıkıca kapatın ve  kavanozları taşma riskine karşı bir tepsiye dizerek buzdolabına koyun. Malzemelerin ayrıştığını görürseniz, ara ara açıp karıştırabilirsiniz. Yaklaşık 3-4 hafta sonra ezmeniz hazır.

Afiyet olsun 🙂

Püf Noktası

Daha önce domates püresinin tarifinde kolay domates soyma tekniğinden söz etmiştik. Buradaki her iki tarifte de soyulmuş domates kullanıldığı için yeniden hatırlatma ihtiyacı hissettim.Domateslerinizi kolay soymak için kaynar su dolu bir kabın içinde 3-4 dk. kadar bekletin. Bıçağa bile ihtiyaç duymadan soyulduğunu göreceksiniz.

 

DOMATESLİ KUZU PİRZOLA


Yaz bitmeden son domatesleri değerlendirme çabama kendim de hayret etmiş durumdayım 🙂  Bu kez tercihim favori kasabımızdan almış olduğum ve  yaz boyu bir kaç kez alıp mangalda pişirip yediğimiz lokum kıvamındaki kuzu pirzolalar oldu. Kuzu eti denildiğinde çoğunuzun burun kıvırdığını ve “Kokaaar!” dediğini duyar gibi oluyorum.  Kuzu eti konusunda bir kaç öneri ve bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. Hemen hemen her tarifimde dillendirdiğim memleketimden dolayı ben tam bir kırmızı et fanatiğiyim ve kuzu etinin koktuğunu ilk olarak Ankara’ya yerleştiğimizde öğrendim. Torosların kekik kokan dağlarında yetişen kuzuların etlerinden sonra Ankara’da yediğim ilk kokulu et benim için tam bir hayal kırıklığıydı… Sonra sonra öğrendim ki bizim oralarda daha çok erkek kuzuların etleri tercih edilirmiş. Tabi ki hayvanların yetişmesinin, gezindikleri yerin havasının, suyunun ve bitki örtüsünün etin lezzetinde büyük etkisi var. Bazı kesim teknikleri de işin cabası… Kısacası et başlı başına uzmanlık istiyor. Bu konuda en güvendiğim isimlerden biri Cüneyt ASAN… GÜNAYDIN restoranlarının sahibi…İstanbuldan sonra Ankara’da da bir kaç semtte birden faaliyete geçen bu restoranlar zincirinin Arjantin caddesinde  hizmet veren  bir de kasap & şarküteri dükkanı var.. Etleri son derece güzel ve lezzetli… Restoranlarında yediğiniz herşeyi orada bulmanız mümkün…

Diğer bir favori kasabımız; Bahçeli 6.caddede  Erzincanlı Timuçin Bey ve eşinin işlettiği küçük bir kasap dükkanı “Kral Kasap”… Etleri Erzincan’dan geliyor. Onların güler yüzleri ve sohbetleri eşliğinde her türlü etinizi hazırlatabiliyorsunuz. Ayrıca özel köftelerini denemenizi öneririm. Önceden söylemeniz durumunda köftelerin yağ oranlarını bile dilediğiniz gibi ayarlayabiliyorlar. Ben pirzolaları oradan aldım.

Tarife gelince; ben bu yemeği ocakta ve güveç tencerede pişirdim. Siz de ocakta veya fırında güveçte veya sığ bir tencerede dilediğiniz gibi pişirebilirsiniz.  Pirzola yerine farklı etleri de tercih edebilirsiniz gerçi ama ben yine de bunu bir deneyin derim…  Pirzolaları dövdürmemenizi öneririm, ben öyle yaptım. Keyifle pişirin… Şimdiden Afiyet Olsun…

Malzemeler (2 Kişilik)

  • 6 adet kuzu pirzola
  • 4 orta boy domates
  • 4-5 adet yeşil biber
  • 4-5 diş sarımsak
  • tuz
  • karabiber

Yapılışı

Varsa döküm, yoksa teflon, çelik veya bakır herhangi bir tavayı bu yemek için kullanabilirsiniz. Tavayı kızdırın 1-2 yemek kaşığı sıvıyağı ekleyin. Yağ ısınır ısınmaz  oda sıcaklığındaki etleri tavaya yerleştirin, ateşi hiç bir şekilde azaltmadan ve etleri çevirmeden bekleyin. Etlerin bir yüzü kızarınca diğer yüzlerini çevirin ve aynı şekilde kızartın. Bu işleme mühürleme deniyor. Etin suyunu içine hapsederek mühürlemiş oluyoruz. Böylece etlerin içi kurumuyor ve yumuşacık oluyor. Her iki yüzünü mühürlediğiniz etleri tencerenize veya fırın kabına alın.

  

Domatesleri soyun ve yarım ay şeklinde doğrayın. Biberleri boylamasına ortadan ikiye ayırarak çekirdeklerini çıkarın. Etlerin üzerine domatesleri biberleri ve sarımsakları dizin. Tuzunu ve karabiberini atın. Dilerseniz fırında dilerseniz ocakta domatesler suyunu çekene kadar pişirin.Yanında dilediğiniz garnitürle servis yapabilirsiniz.

   

Afiyet Olsun 🙂

DOMATES PÜRESİ


Yaz bitiyor…Çok geç kalmadan kış için evimizde yaptığımız bazı hazırlıkları paylaşmak istedim sizlerle…  Annemin önderliğinde kurduğumuz kış hazırlıkları atölyemizden çıkan ürünler  domates püresi ve farklı turşu çeşitleri oldu… İlk tarifimiz domates püresi… Mutlaka deneyin…

Yaptığımız bu püreyi domatese ihtiyacınız olduğu her yemekte kullanabilirsiniz. Oldukça pratik ve kış boyu yaz domatesi lezzetini bulabileceğiniz bir tarif. Bunun için yaklaşık 10 kg ayaş domatesi ve 15 adet 660 ml’lik yeni kavanoz ve kapak aldık. Pürenin yapılışı ise şöyle;

Kavanozlarınızı kapakları sıcak su ile yıkayın ve iyice kurulayın. Domatesleri yıkayın. Biz yaparken domatesleri rendelemek için mutfak robotu kullandık. Bu sebeple domateslerin kabuklarını soymamız gerekti. Siz rende kullanacaksanız kabuklarını soymayın. Robot kullanacaksanız kabuklarının kolay soyulması için  domatesleri kaynamış su dolu bir  kabın içine  atın ve yaklaşık 1-2 dk. bekleyin. Kabuklarının kolayca soyulduğunu göreceksiniz.

  

Soyulan domateslerin ikiye bölün ve sap kısımlarını bıçakla alın. Robottan geçirin ve büyük bir tencerenin içine alın. Rende kullanacaksanız domatesi enlemesine ikiye bölerek rendeleyin ve tencerenin içine alın. Domates miktarı çok olduğu için biz 2 seferde pişirdik. Tencerenin altını açın ve domatesleriniz pişip suyunu hafif çekip koyulaşana kadar karıştırarak kaynatın. Pişmesine yakın miktarına göre yaklaşık 5 kg domatese 3-4 yemek kaşığı kadar kaya tuzu atın.

  

Altını kapatır kapatmaz sıcak sıcak kavanozlara doldurun ve ağızlarını sıkıca kapatarak ters çevirin. Domateslerin tamamını bu şekilde hazırladıktan sonra bir gece ters şekilde hareket ettirmeden bekletin.

    

 

Ağzını açmadan aylarca dayanacak olan  bu pürelere mutfak dolaplarınızın birinde yer ayırmayı unutmayın, kapağını açana kadar buzdolabına koymaya ihtiyacınız olmayacaktır.

Şimdiden Afiyet Olsun 🙂

SARIMSAKLI SOYA SOSLU TAVUK PİRZOLA


Soya sosu Uzakdoğu’dan mutfaklarımıza dahil olan benim de en sevdiğim soslardan biri… Soya sosu; soya fasulyesi, kavrulmuş tahıl, su ve tuzdan yapılan fermente bir sos… Bilindiği gibi soya ve soya ürünleri Omega-3 yağları, çoklu doymamış yağ, B vitamini, demir, çinko, antioksidanlar ve lif bakımından oldukça zengin. Bu sebeple genetiği oynanmamış ve güvenilir olanlarını kullandığınız sürece oldukça faydalı bir besin. Soya sosunun tek sakıncası fazlaca içerdiği tuz oranı, bu sebeple dikkatli kullanılması gereken bir ürün.  Tuzu azaltılmış ve glutensiz olanlarını da bulmak mümkün. Ben çoğunlukla tuzu azaltılmış olanlarını tercih ediyorum.

Bu tarifte kullandığım sos karışımı tüm et türlerine çok yakışıyor. Özellikle etinizi bir gece önceden bu sosla marine ederseniz oldukça lezzetli oluyor. Vaktiniz yoksa en az 30 dk. bekletmeniz de yeterli olacaktır.

Malzemeler

  • 3-4 yemek kaşığı  soya sosu (30-40 ml.)
  • 4-5 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı kırmızı biber
  • 1/2  yemek kaşığı kekik
  • 6 -8 adet derisi alınmış Tavuk Pirzola

Yapılışı

Sarımsakları ezin veya dövün.  Derin bir kaba kırmızı biber, sarımsak ve kekiği ekleyin. Üzerine soya sosunu dökün ve karıştırın. Tavukların derilerini ayırın ve yıkayarak sularını süzdürün. Tavukları sosun üzerine ekleyin ve her tarafı soslanacak şekilde karıştırın. Ağzına streç film örtün ve buzdolabına koyun. En az 30 dk. bekletin. Dolaptan çıkarın ve oda sıcaklığına gelene kadar bekleyin. Teflon tava veya ızgaranızı kızdırın. Tavukları harlı ateşte arkalı önlü sularını bırakmasına izin vermeden (mühürleyerek) pişirin.

  

  

Etlerinizin her iki tarafı kızarınca tavanızın ağzını kapatın ve ocağı iyice kısın. Bu şekilde yaklaşık 40-45 dk.  (etler suyunu bırakıp tekrar çekene kadar) pişirin. Dilerseniz pişmeye yakın etlerin yanına ekmek koyarak kızartabilirsiniz. Böylece tavuğun lezzeti ekmeklere de geçecektir. Pişirdiğiniz pirzolaların kemiklerinin uç kısımlarını aliminyum folyo ile sararak servis yapın.

Afiyet Olsun 🙂

PIRASALI ve MERCİMEKLİ BULGUR PİLAVI


İşte benim en sevdiğim pilav 🙂 Kendi keşfim ve özellikle kış aylarında sık yaptığım, yanında turşu ve cacıkla tadı eşsiz hale gelebilen yemeklerden biri… Mutlaka deneyin… Eminim sizler de beğeneceksiniz. Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler (4-6 kişilik)

  • 2 bardak (cup) pilavlık bulgur
  • 1 bardak (cup) yeşil mercimek
  • 3 adet ince pırasa
  • 1 adet büyük boy kuru soğan
  • 3 -3,5 bardak (cup) su
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1/2  yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2  yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı pul biber

Yapılışı

Soğanları soyun ve küçük küçük doğrayın. Pırasaların baş kısımlarını kesin ve saplarıyla birlikte ince ince doğrayın. Mercimekleri dişe gelecek kıvamda haşlayın ve süzün. Çok fazla haşlanmamasına özen gösterin çünkü pilavla birlikte yeniden pişecekleri için dağılabilirler.

  

Pilav tenceresine yağları koyun ve kızdırın. Kızan yağa soğanları ve pırasaları ekleyin soğanlar pembeleşene kadar iyice soteleyin. Salçaları ekleyin ve karıştırın.  Bulguru ekleyin ve bulgurlar parlayıp şeffaf hale gelene kadar iyice kavurun. Bu arada pırasalar tel tel ayırılacaktır. Pul biberi ekleyin.

  

  

Haşlanmış mercimekleri ekleyin ve ara sıra karıştırarak  bir süre daha kavurun. Suyu kaynatın.  Bulgurunuzun cinsine göre 3 veya 3,5 bardak kadar sıcak suyu ekleyin ve ağzını kapatarak pişirin. Suyunu çekince ocağı kapatın ve 15 dk. dinlendirerek servis yapın.

Afiyet Olsun 🙂

KIYMALI ACILI TAZE FASÜLYE


Yazın sonuna yaklaşıyoruz. Yaz, domates ve taze fasülye bitmeden son fasülye yemeklerimizi pişirelim diyorum ve kurutulmuş domates ve süs biberiyle yaptığım kıymalı fasülyeyi beğeninize sunuyorum 🙂 Keyifle Pişirin…

Malzemeler (3-4 kişilik)

  • 1/2 kg. taze fasülye
  • 300 gr.  kıyma
  • 4-5 adet kurutulmuş domates
  • 6-7 adet kurutulmuş acı biber (isteğe bağlı)
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 2-3 orta boy domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • Sıvıyağ

Yapılışı

Sebzelerinizi yıkayın ve sularını süzdürün. Fasülyelerin baş kısımlarını kesin ve önce boylamasına sonra enlemesine ortadan ikiye bölün. Boyları kısa olanları yalnız boydan bölerek bırakabilirisiniz. Güzel bir görüntü için hepsinin eşit boyda olmasını sağlayabilirsiniz. Soğanın kabuğunu soyun ve küçük küçük doğrayın.

  

   

Kıymayı tencerenize koyun ve rengi dönünceye kadar pişirin. Kıymanın yağ oranına göre sıvıyağ ekleyin. Soğanları koyun ve kıymayla birlikte şeffaflaşıncaya kadar çevirin. Domates ve biber salçasını ekleyin. Salçaya yedirene kadar ara ara karıştırın. Fasülyeleri ekleyin ve kıymayla birlikte renkleri koyu yeşil olana kadar kavurun.

  

Kurutulmuş domatesleri doğrayın ve ekleyin. Taze domatesleri  soyun iri küler halinde doğrayın ve fasülyelerin üzerine dizin. En üste yıkadığınız ve saplarını ayıkladığınız kurutulmuş acı biberlerinizi koyun ve ağzını kapatarak pişirin. Benim kullandığım salçalar tuzlu olduğu için tuz eklemedim. Siz kendi tercihinize göre ekleyebilirsiniz.

  

Ben bu yemeği düdüklü tencerede pişirdim. O sebeple pişme süresi oldukça kısaldı. Sizin de tercihiniz bu yönde olursa  sebze ayarında düdüğü çıktıktan sonra 15 dk.pişirmeniz yeterli oluyor.   Tabi bu süre fasülyesine ve tenceresine göre değişebilir. Yaz bitmeden fasülye ve domatesler tükenmeden bu yemeği yapabilir, yemeğinizi yanında yine bol domatesli güzel bir çoban salata ve pilav ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun 🙂

BUHARDA ZEYTİNYAĞLI KURU DOLMA


Yine yeni yeniden bir dolma tarifi 🙂 Bunun devamının geleceğini şimdiden bilmenizi isterim. Çünkü bizde dolma çeşidi de dolmanın seveni de yiyeni de çok… Bu tarif pişirme usulü gereği benim tercihim, içinin hazırlanma şekli ise yine canım annemden ve tabiki bizim oralardan… Bu sebeple içinde kuş üzümü ve fıstık yok. Tabi ki siz yine dilerseniz bunları ekleyebilirsiniz. Buharda pişirmemin sebebi ise şöyle;

Bilirsiniz zeytinyağlı dolmalar susuz servis edilirler. Dolma suyun içinde pişince tüm lezzetini ve aromasını suya veriyor ve biz bu suyu kullanmıyoruz. Ayrıca tencerede ne yazıkki eşit oranda pişemiyorlar. Alttaki dolmalar çok pişmiş, üsttekiler az pişmiş olabiliyor. Bu risk ortadan kaldırmak ve lezzetini artırmak için ben özellikle zeytinyağlı dolmaları buharda pişirmeyi tercih ediyorum. Böylece hem hepsi eşit ve aynı anda pişiyor, hem aroması ve lezzeti içinde kalıyor, hem de pirinçleri ideal bir dolma kıvamında oluyor. Önerimi değerlendirmeniz ve keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler

  • 6 adet kurutulmuş dolmalık acur veya kabak
  • 6 adet kurutulmuş dolmalık patlıcan
  • 6 adet kurutulmuş dolmalık orta boy kırmızı biber
  • 1,5 bardak (cup) pirinç
  • 3 orta boy soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 2 orta boy domates
  • kaynamış su
  • karabiber, kimyon, pul biber
  • kuru nane
  • kuru maydanoz
  • 2 kesme şeker
  • 1/2 bardak zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası

Yapılışı

Derin bir tencereye kaynamış suyu koyun ve sırasıyla önce biberleri sonra acurları en son patlıcanları hafif yumuşayana kadar haşlayın ve soğuk su dolu bir kaba atın. Tümü haşlandıktan sonra dolmalık sebzelerinizin içini bol su ile yıkayın. Böylece tozundan ve çekirdeklerinden tamamen temizlemiş olacaksınız. Yıkadığınız sebzeleri süzerek doldurmak üzere bir kenara ayırın. Sebzelerin haşlanma süresi birbirinden farklı olduğu için ayrı ayrı haşlamaya özen gösterin ve çok fazla pişmemelerine dikkat edin. Burada amaç pişirmek değil, hafif yumuşatarak içlerinin kolay doldurulmasını sağlamaktır.

Dolmaların içi için pirinçlerin suyu berraklaşana kadar iyice yıkayın ve süzülmeye bırakın. Soğanları ve sarımsakları soyun ve olabildiğince küçük doğrayın. Domatesleri rendeleyin. Tavaya zeytinyağı koyun hafif ısıtın. Soğanları ekleyin. Pembeleşene kadar soteleyin. Sarımsakları ekleyin ve biraz daha soteleyin. Daha sonra pirinçleri ekleyin. Şefaf olana kadar soğan ve sarımsakla kavurmaya devam edin. Rendelediğiniz domateslere biraz su ekleyerek miktarının toplam 1,5 bardak olmalarını sağlayın. Daha sonra bu karışımı soğan ve sarımsaklarla kavrulan pirince ekleyin. Şekeri ve baharatlarını (karabiber, pul biber ve kimyon) dökün. En son kurutulmuş nane ve maydanoz ekleyin. Pirinçler suyunu çekene kadar karıştırarak pişirin. Altını kapatın ve soğumaya bırakın.

Hazırladığınız iç soğuyunca önceden hazırladığınız acur ve patlıcanları doldurun. Biberlerin her birini boylamasına 2 parçaya ayırın ve içlerini koyup yaprak sarar gibi sarın. Tüm dolmaları düdüklü tencerenizin veya buharda pişirme tencerenizin metal sepetine yerleştirin.

Dolmalarınızı düdüklüde ortalama 20 dk. sebze ayarında pişirin. Ben Tefal Clipso kullanıyorum. Eski clipsolarda 2 kademeli pişirme ayarı var. Yenilerde ise sebze ve et ayarı var. Ben sebze ayarında pişirdim. Eski tencerelerde 1. kademeye denk geliyor. Burada anlatmak istediğim düdüklünüzde pişme basıncı az olan fonksiyonu seçmeniz. Sonuçta içinde pişenin pirinç olduğunu unutmamanız. Aksi taktirde dağılıp lapa olabilir. Düdüklü tencere dışında metal bir sepeti dolmalara temas ettirmeden su dolu tencereye oturtarak da pişirebilirsiniz. Bu şekilde pişme kontrolünü daha kolay sağlamanız mümkün. Eğer hiç bir şekilde buharda pişirime imkanınız yoksa normal dolma pişirir gibi üzerine su ekleyip pişirebilirsiniz. Yeteri kadar pişirdiğiniz dolmanızı servis tabağına alın, hafif dinlendirip limon dilimleriyle süsleyin ve ılık olarak servis yapın. Afiyet olsun 🙂

OTLU PATATESLİ OMLET


Pazar kahvaltıları eşim ve benim için haftanın en sevdiğimiz öğünü diyebilirim. Günümüzde de artık alışkanlık haline gelen, uzun ve güzel bir haftasonu uykusunun ardından yapılan, zengin ve görkemli Pazar kahvaltıları, hem zamanından hemde menüsünden dolayı  “breakfast” ve “lunch” kelimelerinin birleşimi olan Brunch kelimesini dilimize kazandırdı. Brunch menüsü oldukça farklı ve çeşitli, her ne kadar  öğle yemeğine ait yiyeceklerinde katılması amacı varsa da eşim ve ben olabildiğince hafif ve yine kahvaltıya dair yiyecekleri tüketmeyi seviyoruz. Bu sebeple kahvaltıda her zaman yediklerimize farklılık katmak için, farklı yumurta ve omlet çeşitleri, şarküteri ürünleri ve salataların yanı sıra kahvaltılıklarımızın çeşitini artırarak zenginleştiriyoruz Pazar soframızı… İşte Brunch menümüzden bir tarif… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler

  • 4 yumurta
  • 2 orta boy patates
  • 1/4 demet maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
  • 50-60 gr. tel peyniri (alternatif olarak  dil, kaşar veya mozorella kullanabilirsiniz)
  • tuz,karabiber

Yapılışı

Patatesleri kolay doğrayabileceğiniz kıvamda haşlayın. Ben bir gün önceden haşlamıştım o sebeple sabah bu omleti yapmam oldukça kolay oldu. Haşlanmış patatesleri soyun ve ince halkalar şeklinde doğrayın.Maydanozları orta büyüklükte doğrayın. Yumurtaları kaseye kırın. Peyniri tercih ettiğiniz türe göre tel tel ayırın veya rendeleyin. Omlet yaparken tavanızın teflon veya yapışmaz olmasına dikkat edin.  Bu hem az yağ kullanmanızı ve sağlıklı bir omlet olmasını sağlayacak hem de omletinizi kolayca çevirebileceksiniz. Ayrıca tavanızın ağzını sıkıca kapatabileceğiniz tercihen cam bir kapak. Tavanıza tereyağını koyun ve eritin. Patateslerin her iki tarafı kızarana kadar tavada çevirin.

   

Yumurtaları renkleri açılana ve kabarana kadar çırpın. Her iki tarafı da kızarmış olan patateslerin üzerine tuz ve karabiber serpin. Peynirleri patateslerin üzerine dizin. Çırpılmış yumurtayı malzemelerin üzerinde gezdirerek dökün. Yumurtanın tavanın her yerine dağılmış olmasına dikkat edin. Tavavanın ağzını sıkıca kapatıp ocağı kısın. Omletiniz piştikçe kabaracaktır. Bu süreçte kapağınız açmayın. Üzerleri pişip tavanın kenarlarından ayrıldığında alt kısmı kızarmış demektir. Bu şekildeyken kapağını açarak omletinizi ters çevirin. Çevirme işlemiyle uğraşmak istemiyorsanız sapı takılıp çıkarılabilen veya fırına girebilen bir tava kullanabilir, bir yüzü piştikten sonra üstünü kızartmak için önceden 200 C ye ısıttığınız fırına da verebilirsiniz. Her iki tarafı güzelce kızaran omletinizi soğutmadan servis yapın.

  

Alternatif olarak patatesten farklı sebzeler kullanabilir, maydanoza ek olarak dereotu ve taze soğan da kullanabilirsiniz.

Afiyet Olsun 🙂

KREMALI KURU MEYVELİ KURABİYE


İşte sağlıklı bir kurabiye tarifi daha… Tam buğday unundan bol kuru meyveli, cevizli ve pekmezli bir tarif. Çocukların da seveceğinden eminim… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler (30-35 adet)

  • 1 bardak (cup) doğranmış karışık kuru  meyve (kuru erik, kuru kayısı, kuru hurma, kuru incir, kuru üzüm)
  • 1/2 bardak iri dövülmüş ceviz
  • 5 yemek kaşığı harnup pekmezi-40 ml (keçiboynuzu pekmezi)
  • 2-3 yemek kaşığı esmer şeker
  • 100gr. terayağı
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı karbonat veya kabartma tozu
  • 1 tutam tuz
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 kutu krema (200gr.)

Yapılışı

Fırını 200Cye ayarlayın. Pekmezi ve kremayı karıştırın. Şekeri ekleyin. Karışımı tencereye koyup şeker eriyinceye kadar biraz ısıtın.  Altını kapatın ve tereyağını ekleyin.  Karışımı soğumaya bırakın. İyice soğuyunca yumurtayı ekleyin. Un,tuz ve karbonatı ayrı bir kapta karıştırın.

  

   

Sıvı karışımı unun üzerine yavaş yavaş ekleyerek kurabiye hamurunuzu yoğurun. Tüm malzemeler iyice karışınca, kuru meyveleri ve cevizleri ekleyin. Hamurunuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın ve elinizle şekil verin. Ben biraz yassı bir şekil vermeyi tercih ettim. Böylece bisküvi gibi oldular. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin ve 200°C de  ısınmış olan fırında 15-20 dakika pişirin. Kurabiye hamurunuzun rengi koyu olduğu için üzerlerinin kızardığı anlaşılmayabilir. Bu sebeple kurabiyelerinizin pişip pişmediğini anlamak için mutlaka altlarına bakarak kontrol edin…

Afiyet Olsun 🙂

ZEYTİNYAĞLI PATLICAN


Ailemizin bir numaralı yaz yemeklerinden biri … Yazın sonuna doğru yaklaştığımız şu günlerde bol yaz domatesi ve kemer patlıcanla yapılan süper kolay, sağlıklı ve hafif zeytinyağlı bir yemek… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler (4 kişilik)

  • 4 adet orta boy kemer patlıcanı
  • 7-8 adet orta boy yaz domatesi
  • 8-10 adet sivri biber
  • 2 tatlı kaşığı şeker
  • 3 tatlı kaşığı tuz
  • 1/3 bardak (cup) zeytinyağı
  • 1 kase süzme yoğurt

Yapılışı

Bu yemek için pilav  veya karnıyarık tenceresi kullanın. Yağın yarısını tencerenize koyun. Patlıcanların başlarını tamamen kesmeyin sadece saplarını kısaltın ve  saçaklarını koparın. Baş bölümündeki  dikenli kısımlarını bıçakla hafifce soyun.  Bıçağın ucuyla patlıcanları farklı yerlerinden delerek tencerenize dizin.

  

Domatesleri soyun ve ince halkalar şeklinde doğrayarak patlıcanların üzeri tamamen örtülene kadar dizin. Biberlerin saplarını kısaltın ve tüm tüm domateslerin üzerine dizin. Tuz, şeker, karabiberi serpin ve yağın diğer yarısını üzerine gezdirin.

  

Kısık ateşte domatesler iyice eriyene ve yemek yağı bırakana kadar pişirin. Dilerseniz soğuk olarak, dilerseniz de ılık olarak  yanında yoğurtla servis yapın.

Afiyet Olsun 🙂

KEÇİ PEYNİRLİ SOĞANLI PENNE


Bu tarif elinde büyüdüğüm Berdan Teyzemden… Annemle babamın kardeşten öte can dostları Hasan Amcam ve Berdan Teyzem… Küçüklüğümden beri ikinci annem ve babam, nikah şahitlerim, yüz güldürenlerim onlar benim… Adana, Mersin, Ankara üçgeninde buluşmak, görüşmek ve birarada olmak için sürekli bir trafik var onlar ve bizim aramızda 🙂  Tabi ki yine anlatılacak pek çok anı verilecek güzel tarifler var… İşte Berduşumun makarna tarifi… Kolay ve çok lezzetli bir tarif… Soğan ve nane makarnaya bu kadar mı yakışır? Bir de güzel bir peynir eklerseniz… Müthiş… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler (4 Kişilik)

  • 1 büyük kuru soğan
  • 1 orta boy Domates
  • 1 yemek kaşığı domates ve biber salçası
  • 1 küçük kalıp keçi beyaz peyniri
  • 1/4 bardak (cup) zeytinyağı
  • tuz, karabiber
  • kuru nane
  • Makarna -250 gr (tercihen Penne-kalem veya Fussili-burgu)

Yapılışı

Ben bu tarif için tam buğday unundan yapılmış penne-kalem makarna kullanmayı tercih ettim. Tam buğday olanların tadını normal makarnalardan daha çok seviyoruz. Hem de daha sağlıklı… Siz dilediğiniz makarna çeşiti ile yapabilirsiniz tabi ki… Daha öncede olduğu gibi makarna ve sosunu aynı anda pişirdim. Bu şekilde olduğunda makarnanın haşlama suyundan kolayca  sosa ekleyebiliyor ve de makarna pişer pişmez sıcakken sosa ekleyebiliyoruz.

  

   

Soğanları soyun ve  normalden biraz daha iri küpler şeklinde doğrayın. Domatesi rendeleyin. Peynirleri küçük küpler şeklinde doğrayın veya rendeleyin. Makarnalarınızı haşlamak için suyu tencereye koyun ve kaynamaya bırakın. Bir başka tencereye zeytinyağı koyun ve yanmamasına dikkat ederek ısıtın. Soğanları ekleyin. Kaynayan suya biraz tu zatın ve makarnalaı ekleyin. Soğanları pembeleşinceye kadar iyice soteleyin. Salçayı ekleyin biraz çevirdikten sonra rendelenmiş domatesi ekleyin. Haşlanmakta olan makarnanın suyundan bir kepçe kadar sosa ekleyin ve kaynamaya bırakın.

  

Sos suyu çekip soğanlar hafif yumuşayınca nane ve karabiber ekleyin. Sosunuz çok koyu olduysa makarnanın suyundan biraz daha ekleyin. Peynirlerinizi sosa ekleyin ve bir-iki kez çevirdikten sonra al dente kıvamında haşlanmış olan makarnalarınızı süzerek sosa ekleyin ve karıştırın. Makarnalar sosa iyice karışıp hafif sosu çekene kadar çevirin ve ocaktan alarak servis yapın.

Afiyet olsun 🙂

KARIŞIK SEBZELİ MÜCVER


Mücver için bir Türk Mutfağı klasiği diyebiliriz… Her sebzeden yapılabilir aslında ama en popüler olanı kabakla yapılanı… Bu tarif istek üzerine yazdığım ilk tarif 🙂 Facebook Mutluchef grubundan hocamın isteği üzerine yaptım ve hemen paylaşmak istedim. Aslında mücveri özellikle diyet yaptığım zamanlarda yapıyorum süper oluyor. Hem doyurucu hem de sağlıklı… Tabi benim favorim yeşil mercimekli ve beyaz peynirli olanı… Yakında onu da paylaşıcam sizlerle… Siz de istek ve tariflerinizi paylaşırsanız. Onları da seve seve yayınlarım… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler

  • 1 havuç
  • 1 büyük patates
  • 2 kabak
  • maydanoz
  • taze soğan
  • dereotu
  • 3 yumurta
  • ½ Bardak (cup) Beyaz Peynir
  • 2-4 yemek kaşığı un
  • kabartma tozu
  • Tuz, karabiber
  • 1 /2 Bardak (cup) sıvı yağ

Yapılışı

Bu tarif için bir kaç farklı pişirme yöntemi kullanabilirisiniz.  Alternatiflerimiz şöyle; sebzeleri dilerseniz soteleyerek dilerseniz de çiğ olarak kullanabilir, mücverinizi dilerseniz fırında dilerseniz de  teflon tavada pişirebilirisiniz. Tercihinize göre tarifimizi takip edin..

İlk olarak havuç, patates, kabak ve peyniri ayrı ayrı rendeleyin. Havuç ve patatesi rendelerken suları çıktıysa sebzeleri mutlaka avucunuzda  sıkın.  Sebzeleri soteleyecekseniz soteleme aşamasına geçin. Çiğ olarak kullanacaksanız bu aşamayı atlayın.

 

Soteleme:  Teflon bir tavaya sıvıyağın yarısını koyun. Önce patates ve havucu sonra kabakları ekleyin. Sebzeler biraz sotelenince karabiber serpin ve ocaktan alın. (Sebzeleri çok pişirmeyin. Burada amaç sebzeleri yağda soteleyerek hafif diriliklerini almaktır. Sebzeleri sulandırmamanız gerekir. Şayet sulanırsa mutlaka süzün.) Sotelediğiniz sebzeleri soğutun.

Yumurtaları çırpın. Sebzeleri sotelediyseniz sıvıyağın kalan yarısını, sotelemediyseniz sıvıyağın tamamını ve karabiberi sebzelere ekleyin.  Maydonoz dereotu ve taze soğanları ince ince doğrayın. Rendelenmiş peynirlerle birlikte sebzelere ekleyin. Sebzelerin ve karışımın kıvamına göre aldığı kadar un ekleyin. Aldığı kadar diyorum çünkü mücverin kıvamı ne çok sıvı ne de çok katı olmalıdır. Sebzelerin cinsine  ve büyüklük küçüklüğüne göre su oranları farklılık göstermektedir. Karışımınızın kıvamını unla ayarlamanız gerekir.

  

Mücverinizi fırında pişirmeyi tercih ediyorsanız karışımı yağlı kağıt serilmiş fırın kabına gözleme inceliğinde yayın ve üzerini düzeltin. 200C fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirin.

Teflon tavada pişirmek için tavanıza birkaç damla yağ koyun ve kızdırın. Müvcer harcınızdan iki yemek kaşığı kadar alıp tavanıza bırakın ve üzerini bastırarak düzeltin. Tavanızın büyüklüğüne  göre yan yana bir kaç tanesini aynı anda pişirebilirsiniz. Mücverlerinizin her iki tarafı iyice kızarana kadar çevirerek pişirin. Harcınız bitene kadar bu işlemi tekrarlayın. Her seferinde tavanızı yağlamayı unutmayın. Pişenleri ağzı kabaklı bir kaba koyarsanız soğutmamış olursunuz. Tümü pişince servis yapın.

Diyet yapıyorsanız mücverin içine  konulan 1/2 bardak yağ yerine 2 tatlı kaşığı sıvıyağ ve yarım bardak süt koyabilirsiniz.

 

Afiyet Olsun 🙂

GÜVEÇTE MANTARLI TAVUK PARÇALARI


Malzemeler (3-4 Kişilik)

  • 2 parça tavuk tüm but
  • 100 gr. kültür mantarı
  • 5-6 adet sivri biber
  • 2 adet kırmızı biber
  • 1 adet orta boy soğan
  • 1/2 baş sarımsak
  • 2 adet domates
  • tuz
  • karabiber

Yapılışı

Tavukları yıkayın ve derilerini soyarak 3 parçaya ayırın (Her bir tüm buttan 1 baget 1 pirzola 1 de kemikli parça çıkarabilirisiniz.) Yağsız tavada arkalı önlü kızartın ve fırın kabına koyun. Mantarların kabuklarını soyun. Üst kısmı ile sapını ayırın. üst kısmını mantarın büyüklüğüne göre 2 yada 3 parçaya bölün. Tavukları kızarttığınız tencereye mantarları atın ve harlı ateşte 5 dk. pişirin. Hafif pişen mantarları fırın kabına (güvece), tavukların üzerine ekleyin. Biberlerin çekirdeklerini çıkarın ve jülyen şekilde doğrayın. Sarımsakların kabuklarını ayıklayın.

   

  

Soğanları ve domatesleri soyun. Soğanları jülyen, domatesleri de yarım ay  şeklinde doğrayın. Mantar ve tavukların üzerine önce sarımsakları, sonra sırasıyla biberleri domatesleri ve soğanları dizin.

  

Fırın kabının (güvecin) ağzını kapak  veya aliminyum folyo ile kapatın. Tercihiniz aliminyum folyoysa fırın kabının ağzını yağlı kağıt örttükten sonra folyoyu sarın.  Böylece folyonun yiyeceklerinizle temasını kesmiş olursunuz. Fırını 190°C’ye ayarlayın ve yemeğinizi yaklaşık 1 saat pişirin. 1 saatin sonunda kapağını açarak üzeri kızarana kadar biraz daha pişirin. Yanında pilav, makarna, püre veya cacık ile servis yapın.

Afiyet Olsun 🙂

KABAK ÇITMASI


Özellikle kabak dolması yapıldıktan sonra evimizde pişen meze türü yemeklerden biridir “Kabak Çıtması”. “Kabak Çitmesi” olarak da bilinir. Farklı yörelerde farklı şekillerde yapılsa da ben bizim evde yapılan şeklini tarif edeceğim. Söylediğim gibi eğer  kabak dolması yaptığınızda artan kabak içleri yeterince fazlaysa hemen bir de bu yemekten yapabilirsiniz. Kabakların içleri yeterli gelmezse üzerine kabak ekleyebilir veya benim gibi dondurucuda muhafaza edebilir, yeterli çoklukta olunca pişirebilirsiniz. Tercih sizin… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler

  • 1 kg kabak
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 1 çorba kaşığı kırmızı toz biber veye pul biber
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ (tercihen zeytinyağı)
  • 1 çorba kasesi  süzme yoğurt
  • tercihe göre 4-5 diş dövülmüş sarımsak
  • süslemek için doğranmış maydanoz ve dereotu

Yapılışı

Soğanları ve kabakları soyun ve küçük küçük doğrayın. Soğanları sıvıyağda pembeleşene kadar iyice kavurun.  Doğradığınız kabakları soğanlara ekleyin ve kabaklar yumuşayıp eriyene kadar kavurmaya devam edin.

   

Kavrulup yumuşamış olan kabaklara 1 yemek kaşığı toz kırmızı biber veya pul biber ekleyin ve biber eriyip kabaklara rengini verene kadar karıştırın. İyice kavrulan kabaklarınızı servis tabağına alın.  Bir kase süzme yoğurdu az miktarda suyla açın.

   

Yoğurt biraz kıvamlı olmalıdır o sebeple suyu koyarken çok dikkat edin. Tercihinize göre dövülmüş sarımsak ekleyin. Yoğurdu sarımsaklı sevmiyorsanız dövdüğünüz sarımsakları pişerken kabaklara da ekleyebilirsiniz. Kabak çıtmanızın üzerine yoğurdu gezdirin ve ince doğradığınız maydanoz ve dereotu ile tercihen ılık veya soğuk olarak servis yapın.

Afiyet Olsun 🙂

EKŞİLİ MERCİMEKLİ KABAK DOLMA


Aslında bu yemek tam olarak Batı’nın ve Güney’in bir birleşimi oldu. Girit kabağı kullanarak, mercimekli ve kıymalı bir dolma yaptım ve yine Güney Mutfağının dolmalarında kullandığımız sarımsak ve ekşili sosla tatlandırdım. Gerçekten güzel ve sağlıklı oldu… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Malzemeler (3-4 Kişilik)

  • 6 adet orta boy dolmalık kabak (tercihen Girit Kabağı)
  • 200 gr kıyma
  • 100 gr yeşil mercimek
  • 1 büyük soğan
  • 2 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 limon veya nar ekşisi
  • 5-6  diş sarımsak
  • tuz
  • karabiber
  • kuru nane
  • tereyağ veya sıvı yağ

Yapılışı

Mercimekleri dişe gelecek kıvamda haşlayın ve süzün. Kabakları yıkayın. Üst kısmını sonradan kapak olarak kullanacağınız şekilde kesin. Dilerseniz sap kısmını hafif soyarak üzerinde bırakın. Önce içlerini dolma oyacağı ile çıkarın sonra dışlarını alacalı soyun.  Çıkardığınız kabak içlerini atmayın bir kenara ayırın.

   

Soğanı küp şeklinde doğrayın. Tavaya kıymayı koyun. Rengi dönünce soğanları ekleyin. Kıymanın yağlılık durumuna göre gerekirse tercihinize göre tereyağ veya sıvıyağ ekleyin. Kıyma ve soğanlar kavrulduktan sonra birer yemek kaşığı biber ve domates salçasını ekleyin. Son olarak üzerine haşladığınız mercimekleri ekleyin ve biraz kavurduktan sonra altını kapatın.

  

Kabakların içini mercimek ve kıymalı harçla doldurun ve kapak kısımlarını üzerine koyarak tencereye yerleştirin. Kabakların yarısına gelecek kadar sıcak su koyun ve kısık ateşte kabaklar pişene kadar pişirin.

   

Sos için tavaya sıvıyağ koyun ve kızdırın. Üzerine bir yemek kaşığı biber salçasını ekleyin. Sarımsakları dövün ve  1 tane limonun suyunu sıkın. Sırasıyla önce sarımsakları sonrada limon suyunu salçaya ekleyin. Burada limon suyu yerine varsa orjinal nar ekşisi de tercih edebilirsiniz. Orjinal diyorum çünkü gerçek nar ekşisi çok fazla tatlı olmaz. Ne yazık ki marketlerde satılan çoğu nar ekşisi şeker katkılı bir nar sosu… Hatta alırken dikkat ederseniz bu şekilde olanların üzerinde “Nar Ekşili Sos” yazıyor. Eğer gerçek nar ekşiniz varsa yalnız veya limonla birlikte kullanabilirisiniz.  Limon veya nar ekşisi eklediğiniz sosu  biraz kaynattıktan sonra 1 yemek kaşığı kuru nane ve isteğe göre pul biber ekleyin.

  

Son olarak pişmekte olan dolmanın suyundan 1 kepçe alın ve sosa karıştırın. Daha sonra pişen sosu dolmanın üzerine dökün (hatta bir maşa yardımıyla dolmaların üst kapaklarını parçalamadan açarak içlerine de sos girmesini sağlayabilirsiniz). Sosladığınız dolmaları yaklaşık 5 dk. kaynattıktan sonra servis yapın.

   

Afiyet Olsun 🙂

Tarifte kabakları oyduktan sonra içlerini bir kenara ayırın demiştim. Bu içleri de değerlendirmeniz için iki harika tarifim var. Kabak çıtması ve Fırında Mücver… Tarifi görmek için lütfen tıklayın. Kabak ÇıtmasıFırında Mücver

VİŞNELİ BROWNIE


“Brownie”  ilk kez,  zamanının ünlü iş kadınlarından biri olan Bertha Palmer’ın Chicago’da Palmer House Otelinin şefine,  yaptıkları organizasyona katılan bayanlar için özel bir tatlı sipariş etmesiyle yapılmış…  Palmer’ın isteği;”Bir dilim kekten daha küçük fakat yine kek kadar kolay ve çabuk yenilebilen bir tatlı” olmuş. Bu istek üzerine yapılan ilk brownie de, cevizli ve kayısı jöleli olarak yapılmış. Halen otelde  bu orjinal tarife bağlı kalınarak  yapılan brownieyi bulabilmeniz mümkün…  Sonraları Amerika ve Kanada’da oldukça popüler hale gelen bu mini kekler kısa sürede beslenme çantalarının en popüler yiyeceği haline gelmiş. Benim çevremde de sevmeyen yok. Özellikle yayınlanan brownie reklamları yüzünden  yerken ağzını burnunu batırarak yenilmesi gereken bir kekmiş izlenimi uyandırsa da aslında çıkış hikayesine bakılırsa oldukça kibar yenilmesi gereken ince, zarif bir çikolatalı bar 🙂 Bu arada Brownie’nin Blondie adında farklı bir varyasyonu daha var. Blondie de çikolata kullanılmıyor ve esmer şekerle yapılıyor. İleride bu tarifi de sizlerle paylaşacağım.

Aslında en çok bilinen brownie tarifi geleneksel olarak her evde özellikle çocuklara yapılan, kakao, yumurta, süt ve şekerin çırpıldığı, un eklemeden bir bardak karışımın kenara ayırıldığı ve kek piştikten sonra da ayırılan karışımın üzerine döküldüğü tarif… Neyse ki son zamanlarda bu tarifin “Brownie”değil de “Islak Kek” olarak adlandırıldığını görüyorum ve çok doğru buluyorum.

  

Gelelim tariflerime… Tariflerime diyorum çünkü iki farklı brownie tarifi paylaşmak istiyorum sizlerle… Biri vişneli diğeri ise pekmezli bir tarif… Vişneli olanı bu aralar pazar ve marketlerde rahatlıkla bulabileceğiniz taze vişnelerden yapabilirsiniz. Vişneyle birlikte böğürtleni de kullanabilirsiniz… Pekmezli olanı daha çok çocuklar için tavsiye ediyorum. Beğeneceğinizi umuyorum… Keyifle pişirmeniz dileğiyle..

VİŞNELİ BROWNIE

Malzemeler

  • 280-300 gr. Bitter Çikolata
  • 120 gr. Tereyağ
  • 1 bardak (cup) şeker-200 gr.
  • 1 bardaktan bir parmak eksik un -125-130 gr.
  • 4 yumurta
  • 1 çay kaşığı vanilya özü
  • yarım çay kaşığı  tuz
  • 2 bardak (cup) vişne (dondurulmuş ya da taze)

Yapılışı

Fırınınızı önceden 180°C  ısıtın. Brownie için kare ya da dikdörtgen bir kalıp, muffin kalıbı veya borcam kullanabilirsiniz. Ben hem orjinal halinde olduğu gibi dikdörtgen kalıpta pişirdim  böylece ince dilimleyince çikolatalı bar şeklinde oldu. Hem de reklamlardaki gibi ağzımızı burnumuzu batırarak yiyebilelim diye muffin kalıplarında pişirdim. 🙂 İkisi de süper oldu. Tercih sizin… Dikdörtgen kalıbı tercih edecekseniz, piştikten sonra kolay çıkması için kullanacağınız kabın içine kenarlarından 4-5 cm. taşacak şekilde yağlı kağıt kesip yerleştirin. Ya da kalıbı yağlayıp unlayın. Muffin kalıbı için yağlı muffin kağıtlarını kullanabileceğiniz gibi yine yağlayıp unlayarak da kullanabilirisniz. Kalıplarımızı ayarladıktan sonra gelelim Brownie’nin yapımına… Çikolatayı benmari usulü eritin. Tereyağını eriyen çikolataya ekleyin ve yağ eriyene kadar  sürekli karıştırın. Altını kapatarak benmari kabını soğumaya bırakın. Zamandan kazanmak için benmari kabını soğuk su dolu bir kabın üzerine de  yerleştirebilirisiniz. Ancak suyun normal soğuklukta olmasına dikkat edin. Su çok soğuk olursa çikolata ve yağ karışımı birden donabilir.

  

   

Oda sıcaklığına gelen çikolata ve yağ karışımını mikser kabına koyun ve üzerine şekeri ekleyerek çırpın. Teker teker yumurtaları ekleyin ve çırpmaya devam edin. Ardından vanilyayı ekleyin. Mikseri kapatın. Unu ve  tuzu eleyin. Spatulayla karıştırarak un ve tuz karışımını çikolatalı karışıma yedirin. Vişnelerin bir kısmını ekleyin ve zedelenmemelerine dikkat ederek hafifce karıştırıp, fırın kabına boşaltın üzerini spatula yardımıyla veya kalıbın tabanını hafifçe tezgaha vurarak düzeltin. Kalan vişneleri kekin üzerine dizin. Isınmış olan fırında yaklaşık 25-30 dakika pişirin.

  

   

 Oda sıcaklığında veya soğuk olarak dondurma eşliğinde servis yapın. Afiyet Olsun 🙂

 

Püf Noktası

Kekinizin çok pişmemesine dikkat edin. Bu diğer keklerden biraz farklı, o sebeple pişerken zaman tutmanız çok önemli. Fırından çıktığında üzerinde ince bir katman kabuk olmalı, içi hafif yumuşak olmalıdır. Bu sizi endişelendirmesin. Kekiniz soğuduğunda tam kıvamında olacaktır. 
 

PEKMEZLİ BROWNIE  tarifi için tıklayın.

PEKMEZLİ BROWNIE


Bu tariften Vişneli Brownie tarifimde söz etmiştim. Ayrı bir sayfada vermeyi tercih ettim çünkü pekmezle ilgili ufak bir bilgi vermem gerektiğini düşündüm. Pekmez, Anadolu’nun en değerli keşiflerden biri. Bu yüzden  çok fazla tezahurat gerektiren değerli besin maddelerinden biri… Kısaca faydalarına değinmek gerekirse; içeriğindeki mineraller günlük kalsiyum, potasyum ve magnezyum gereksiminin büyük bir kısmını karşılayacak kadar yoğun… Ayrıca thiamin, riboflavin açısından baldan bile daha zengin olduğu biliniyor. Mineral miktarının fazla olması ve hızlı kana karışıp kolay emilim sağlanması sebebiyle hamile ve emziren bayanların, çocukların gençlerin ve yaşlıların beslenmesinde önerilen yiyeceklerin başında geliyor. Pekmez çoğunlukla üzümden yapılıyor fakat  keçiboynuzu (harnup), dut, andız (ardıç) gibi bir çok çeşidi var.  Genellikle tahinle karıştırılarak yenilmesi tercih edilse de iştahsız çocuklar ve pekmez sevmeyenler için ekmeklere ve keklere katmanızı tavsiye ederim. Ben de yaptığım ekmeklere koyuyorum, bu tarifi de ilk kez arkadaşımın çocukları için denemiştim. Çok beğenildi…

Son olarak, pekmezin nasıl yapıldığına değinmedim fakat piyasada bir çok marka olduğunu ve yine içerisine yüksek oranda glükoz eklenerek yapılanları da olduğu uyarısını yapmam gerek. Güvenilir kaynaklardan almaya dikkat edin. İçeriklerini mutlaka kontrol edin. Ben bu tarifte pekmez yerine keçiboynuzu özü kullandım. Bunu da Ziraat Fakültelerinin satış mağazalarında ve aktarlarda bulabilirsiniz. Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

             Malzemeler

  • 280 gr. Bitter Çikolata
  • 120 gr. Tereyağ
  • 1/2 su bardağı (cup) şeker-100 gr.
  • 1/2 çay bardağı Keçi Boynuzu Pekmezi  veya özü-50 ml.
  • 1 bardaktan bir parmak eksik un -125-130 gr.
  • 1 tatlı kaşığı un (ceviz ve fındık için)
  • 3 yumurta
  • 1 çay bardağı damla çikolata
  • 1 çay kaşığı vanilya özü
  • yarım çay kaşığı  tuz
  • 1 çay bardağı  ceviz yada fındık-100 gr.

Yapılışı

Fırınınızı önceden 180°C ye ısıtın. Brownie için kare yada dikdörtgen bir kalıp, muffin kalıbı yada borcam kullanabilirsiniz. Piştikten sonra kolay çıkması için kullanacağınız kabın içine kenarlarından 4-5 cm. taşacak şekilde yağlı kağıt kesip yerleştirin. Ya da kalıbı yağlayıp unlayın. Çikolatayı benmari usulü eritin.Tereyağını eriyen çikolataya ekleyin ve yağ eriyene kadar  sürekli karıştırın. Altını kapatarak benmari kabını soğuk su dolu bir kabın üzerine yerleştirin ve oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Su çok soğuk olursa çikolata ve yağ karışımı birden donabilir o sebeple normal soğuklukta bir su olmasına dikkat edin.

   

   

Şeker ve pekmezi karıştırın. Oda sıcaklığına gelen çikolata ve yağ karışımını mikser kabına koyun ve üzerine şeker-pekmez karışımını ekleyerek çırpın.Teker teker yumurtaları ekleyin ve çırpmaya devam edin. Ardından vanilyayı ekleyin. Mikseri kapatın. Unu ve  tuzu eleyin. Spatulayla karıştırarak un ve tuz karışımını çikolatalı karışıma yedirin. Ceviz ya da fındıkları hafifce unlayın ve damla çikolatalarla birlikte karışıma ekleyin ve fırın kabına boşaltın.

  

Üzerini spatula yardımıyla düzeltin.  20-25 dakika pişirin. Oda sıcaklığında veya soğuk olarak dondurma eşliğinde servis yapabilirsiniz.

Afiyet Olsun 🙂

Okumaya devam et

KARMAN ÇORBA


Bildiğimiz gibi çorba genellikle “Başlangıç” menulerinde yer alan, aslen boş olan mideyi yumuşatmak ve sindirimi kolaylaştırmak amacıyla tercih edilen bir yemektir. Özellikle içinde bulunduğumuz Ramazan ayının ve kış mevsiminin vazgeçilmezidir. Bana göre (bize göre) de çorba başlı başına bir yemek niteliğinde… Çünkü Güney mutfağı çorbalarında; bulgurlu köfteler, dövme, nohut, mercimek gibi bakliyatlar, et köfteleri, farklı şekillerdeki hamurlar, hep birarada kullanılıyor ve mutlaka et yada tavuk suyuyla yapılıyor. Evlendikten sonra küçüklüğümden beri alıştığım bu çorba tarzını eşim birazcık yadırgadı. Gerekçesi ise “Ben sizin çorbaları içince doyuyorum başka birşey yiyemiyorum” oldu… Sonra onun istediği tarzda sade çorbalar yapar oldum. Onun direnişi devam ediyor ama ben zaman zaman dayanamayıp başlıbaşına bir öğün olarak yapıyorum bizim çorbalardan… Bu çorbanın içinde de çok şey var. Et suyu, yoğurt, kuşbaşı et ve karışık tahıllar…Tabi ki bir kaseden sonra başka birşey yiyemedik,çorbanın adını da KARMAN ÇORBA koyduk 🙂 Bu tarifte hazır olarak aldığım tahıl karışımını kullandım. Marketlerde bulabilmeniz mümkün ama bulamazsanız 4-6 kişilik bir  çorba için ortalama bir su bardağı karışık tahılı kendiniz hazırlayabilirisiniz (Her çeşitten ortalama 1-2 yemek kaşığı kadar yeterli olacaktır). İçinde neler mi var ?

   

  1. Dövme (tahıl karışımını kendiniz hazırlayacaksanız bir gece önceden ıslatın. Hazır olanında ıslatmaya gerek kalmıyor)
  2. Maş fasülyesi,
  3. Yeşil Mercimek,
  4. Kırmızı veya Sarı Mercimek,
  5. Kabuklu veya Normal Pirinç,
  6. Bulgur

Malzemeler (4-6 Kişilik)

  • 1 su bardağı Tahıl Karışımı
  • 6 bardak (cup)  su (yaklaşık 1,5 litre)
  • 3 bardak(cup) et veya tavuk suyu (720 ml)
  • 200 gr kuşbaşı et veya tavuk
  • 3  yemek kaşığı süzme yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı un
  • kuru nane
  • kırmızı biber veya pul biber
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ veya tereyağ

Yapılışı

Yaklaşık 4 bardak (1 litre)  suyu tencereye koyun, kaynatın. Tahıl karışımınızı yıkayıp süzün ve kaynayan suya atın. Diğer yandan çorba tencerenize tercihinize göre et veya tavuk suyunu  koyarak kaynamaya bırakın. Tahılları yaklaşık 10 dk. kaynatın. Özellikle yeşil mercimek suyun rengini koyulaştıracağı için kaynattığınız tahıl karışımını süzgece boşaltarak süzün. Süzülen tahılları kaynamakta olan et/tavuk suyuna ekleyin ve tahıllar hafif dişe gelir kıvamda olana kadar kaynatmaya devam edin. Diğer yandan çorbanın terbiyesi için süzme yoğurdu yarım bardak suyla açın, 1 yumurtayı çırparak yoğurda ekleyin. 1 tatlı kaşığı unu 1 yemek kaşığı suyla karıştırın ve yoğurtlu karışıma ekleyin. Unun topaklanmasını önlemek için yoğurtlu karışımı süzgeçten geçirin. Bu arada tahılların cinsine göre pişme süresi uzayıp kısalabilir. Pişme süresi uzarsa tahıllar suyu çekebilir. Bu sebeple çorbaya su takviye etmek için fazladan kaynamış su ya da et/tavuk suyunu yanınızda hazır bulundurun.

 

  

Tahıllar hafif dişe gelene kadar haşlandıktan sonra çorbanın suyundan biraz alarak  yoğurtlu karışıma ekleyin. Böylece yoğurtlu karışımın suyunu ısıtmış ve çorbaya eklerken kesilmesini  önlemiş olursunuz. Çorbanın suyuyla ılıttığınız yoğurtlu karışımı yavaş yavaş karıştırarak çorbaya ekleyin.

  

Yine tercihinize göre etleri veya tavukları zar büyüklüğünde küçük küçük  doğrayın. Tavaya yağı koyun ve  etleri suyunu çekip kızarana kadar kavurun. Üzerine 1 tatlı kaşığı kırmızı toz veya pul biber ekleyin. Kavrulan etleri çorbaya karıştırın. Tahıllar pişene kadar çorbanızı kaynatın. Suyunda fazla koyulaşma olursa yine  su takviyesi yapabilirisiniz. Pişmeye yakın kuru nane ekleyin ve servis yapın.

Alternatif olarak haşlanmış et/tavuk kullanabiliriniz. O zaman et kavurma aşamasını atlayarak haşlanmış ve didiklenmiş etleri  pişmeye çorbanıza ekleyin. Üzerine kızdırdığınız yağa eklediğiniz nane ve pul biberi dökerek servis yapabilirsiniz.

Afiyet Olsun 🙂

ŞEHRİYELİ BULGUR PİLAVI ve YAZ TÜRLÜSÜ


Yaz bitmeden paylaşmak istediğim o kadar çok tarif var ki, nasıl yetiştireceğimi bilmiyorum 🙂 Bu tarif canım annemin sihirli ellerinden… Onun muhteşem tariflerini de paylaşacağım sizlerle… Zaten bildiklerimin çoğunu ondan öğrendiğim için aslında her tarifimde ondan bir parça mutlaka var… Bebekliğimden beri onu izlemeye hep bayılırdım. Bir yandan yemek yapar bir yandan da benimle konuşurdu… Aslında görüntüde pasif ama oldukça etkili bir öğrenme şekli  bu… Farkında olmadan öğreniyor, kolay kolay da unutmuyorsunuz. Bu yemek benim ilk öğrendiğim sebze yemeği diyebilirim. Adana’da çoğunlukla yalnız patlıcanla yapılır ve buna “Patlıcan Tava” denir. Bazen de güvece konur fırına gönderilir. Siz de evinizde varsa toprak kapta (güveç) ocağın üstünde yada fırında pişirebilirsiniz. Sebze olarak yalnız patlıcanı ve patatesi de tercih edebilirsiniz. Karar size kalmış… Keyifle pişirmeniz dileğiyle…

Türlü İçin Malzemeler (4-6 kişilik)

  • 2 adet patates
  • 2 adet patlıcan
  • 2 adet kabak
  • 3 büyük domates
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 5-6 adet sivri yeşil biber
  • 1 baş sarımsak
  • tuz, karabiber
  • tereyağ yada sıvıyağ
  • 400 gr. et (dana-kuzu kuşbaşı )

Yapılışı

Sebzeleri soyun. Küp küp doğrayın. Fasülyeleri enlemesine ortadan ikiye kesin. Patlıcan ve patatesleri kararmamaları için ayrı ayrı tuzlu suya koyun.Tencereye eti koyun, etin yağına göre gerekirse bir-iki kaşık yağ ekleyin. Suyunu bırakıp çekene kadar kavurun.Biber salçasını ekleyin ve kavurmaya devam edin.  Domateslerin kabuklarını soyun ve doğrayın. Biberleri çekirdeklerinden ayırın ve halka halka doğrayın. Sarımsakları soyun. Kavrulmuş olan etin üzerine domateslerin ve sarımsakların bir kısmını ekleyin ve bir süre kavurun.

  

  

Tuzlu suya koyduğunuz sebzeleri iyice yıkayın ve süzün. Patlıcanların suyunu elinizle sıkın. Sonra pişme sırasıne göre  fasülyeleri, patlıcanları, patates ve kabakları aralarına sarımsaklarıda serperek dizin. En üste kalan domatesleri ve biberleri koyun. Tuz ve karabiber serpin. Kısık ateşte domatesler eriyene ve sebzeler pişene kadar pişirin. Pişen yemeğinizi 15-20 dakika dinlendirerek servis yapın.

Pilav İçin Malzemeler (4-6 kişilik)

  • 2 bardak (cup) pilavlık bulgur
  • 3 yemek kaşığı tel şehriye
  • 3 bardak (cup) et ya da tavuk suyu
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
  • Karabiber, tuz

Yapılışı

Et yada tavuk suyunu ısıtın. Pilav tenceresine yağları koyun ve kızdırın. Kızan yağa sehriyeleri ekleyin ve altın rengini alıncaya kadar kavurun. Bulguru ekleyin ve bulgurlar parlayıp şeffaf hale gelene kadar iyice kavurun. Sıcak et yada tavuk suyunu ekleyin ve altını kısın. Bulgur suyu çekene kadar pişirin ve altını kapatıp 5 dk dinlendirerek servis yapın.

  

Afiyet Olsun 🙂

KUYMAK (MUHLAMA)


Bugün sizlerle  Samsun’dan Artvin’e tüm Doğu Karadeniz ve Gürcistan’da çok popüler olan bir yemeğin tarifini paylaşmak istedim. Aslında ona yemek demek ne kadar doğru bilemiyorum, sanki ona başka bir sınıflandırma bulunmalıymış gibi  geliyor bana nedense 🙂 Mısır unu, tereyağı ve peynirin karışımından oluşan bu tarif özellikle Pazar kahvaltınıza damgasını vuracak… Yemeğimizin adı “Kuymak “diğer bir adı ise “Muhlama”; peynir kullanılarak yapılan bir çeşit mısır lapası… Tadı ise lapanın çoook ötesinde…

Tarifi can dostum Zeyno’dan…Onunla koca bir 20 yılı devirdik ve ben Artvin’i Karadeniz’i, Gürcistan’ı  ilk kez ondan ve güzel ailesinden dinledim… Tabi ki yöre yemeklerini de tadarak… Sonra nasıl sevdiysem onları, oraları, tanrı gönlüme göre verdi, bir Artvinli’yle evlendim.  Gittim, gezdim, gördüm oraları, başka bir dost sayesinde, “Anlatılmaz,Yaşanır” sözü bir kez daha doğruluk kazandı, Rize-Çamlıhemşin-Pokut’u gördükten sonra… Böyle tarif arasında anlatılamayacak kadar güzel bir macera, o sebeple Rize-Çamlıhemşin usulü muhlama tarifiyle anlatırım onu da bir gün…

Sözü fazla uzatmadan tarife geçeyim hemen.. “Kuymak” diğer adıyla “Muhlama”  illere göre farklı yapılıyor. Söylediğim gibi bu tarif Artvin usulü… Yörelere göre kullanılan peynir de farklılık gösteriyor.  Biz Ankara’da bulabildiklerimizle yetindik 🙂 Dil peyniri kullandık, tel peyniri  de kullanılabilir, çeçil peyniri de herhangi bir eriyen peynir de… Mısır ununu dilediğiniz yerden alabilirsiniz, tereyağı da mümkünse Vakf-ı Kebir ya da İskenderoğlu olsun. Onu her yerde bulabiliyoruz rahatlıkla… İşte tarif, keyifle pişirin…

Malzemeler (3-4 kişilik)

3 su bardağı (cup) (dil, çeçil, tel peynir) / 350-400 gr

3 yemek kaşığı tereyağı /100-120 gr

2 tepeleme yemek kaşığı mısır unu / 50-60 gr

2 bardak su

Yapılışı

Kuymak için makbul olanı bakır bir tava kullanmak. Lezzeti gerçekten farklı oluyor ayrıca geç soğuduğu için peynir yerken çabuk donmuyor…

   

Bakır tavaya tereyağını koyun ve eritin. Erittiğiniz yağı bir kenara ayırın. Peyniri tavaya koyun, kenarları hafif erimeye başlayınca yarım bardak suyu peynirlerin üzerine dökün ve  eriyen peynire yavaş yavaş karıştırarak yedirin.

  

Karıştırmayı hiç bırakmayın ve yarım bardak daha su koyun.Su koyma işlemini olabildiğince yavaş ve sürekli karıştırarak yapın. Bir kez daha suyu peynire yedirdikten sonra lapa görünümüne gelmeye başlayacaktır.Bu aşamada üzerine 1 kaşık mısır unu gezdirin ve karıştırmaya devam edin.

  

Un ve peynir iyice karışana kadar karıştırmaya devam edin ve biraz daha su ekleyin. Yine bir kaşık daha un gezdirin ve karıştırmaya devam edin. Göz göz baloncuklar çıkmaya başlayacaktır. Kalan suyu da ekleyin ve son kez karıştırarak  yedirin.

  

En son üzerine eritip bir kenara ayırdığınız tereyağını dökün ve  karıştırmadan servis yapın.

  

 

Afiyet Olsun 🙂

SUCUK KIYMALI CEVİZLİ FARFALLE


Çocukken en sevdiğim yemeklerden biriydi makarna… Özellikle anneannemin peynirli düdük makarnası 🙂 Lezzetini asla unutmadığım yemeklerden biri… “Düdük makarna” asıl adıyla “Penne”… Malum artık onları orjinal İtalyan isimleriyle tanımaya başladık… Bu sebeple ben de tarifte orjinal adını kullanmayı tercih ettim. Bu makarnanın ismi  “Farfalle”, İtalyanca’da kelebek anlamına geliyor.

Yine biraz araştırdım ve çok şaşırdım. Çıkışını İtalya olarak bildiğimiz makarnanın tarihçesi aslında oldukça karışık… Çin’den Arabistan’a kadar pek çok ülkenin adı geçiyor … Ve ne yazık ki kesin bir bilgi yok. Ben yine onun vatanını ona en çok değeri veren İtalya olarak bilmek istiyorum… Ülkemizde onu anlatan pek çok tanım var. “Bekar evlerinin vazgeçilmezi”, “çocukların sevgilisi”, “anneler için baş kurtarıcı”, “alternatif yemek garnitürü”  vb. Ama  hepimiz farkındayız ki  artık makarna daha fazlasını hakediyor. Tek başına kolay bir sosla bile harika bir öğün olabiliyor.

 Aslında çok değil daha 4-5 yıl öncesine kadar onu bir de kilo aldıran bir besin olarak biliyorduk. Sonra yine anladık ki doğru pişirildiğinde son derece sağlıklı ve değerli bir besin… Makarna, tıpkı irmik gibi,  protein yönünden de zengin değerli bir besin olan buğdayın sert bir türünden (durum buğdayından) yapılıyor.

Hafif diri pişirildiğinde (Al dente kıvamında pişirildiğinde) sindirim  ve kana karışma süresi uzuyor. Dolayısıyla sağlıklı bir sosla tüketildiğinde kilo aldırmıyor. Aynı zamanda da doyurucu oluyor.

Ufak bir bilgi de tarifimle ilgili vereyim. Bu defa babaannemden bir tarif… Babaannem Kayserili’ydi ve de hem Kayseri hem de Adana yemeklerini çok güzel yapardı. Onun mutfağından da aklımda ve damağımda kalan çok lezzet var. “Sucuk içi” de bunlardan bir… Kıymayı kavurur, içine bol baharat ve sarımsak koyardı. Ekmek arası bayıla bayıla yerdik. Bazen bunu köfte haline getirir tavada pişirirdi onu da çok severdik. Sonraları bizim “sucuk içi” makarnaların üzerine de harika oldu. Bir de yoğurt ekledik daha sağlıklı oldu. Keyifle pişirin… Eminim herkes bayılacak…

Malzemeler (4 Kişilik)

300 gr. makarna (dilediğiniz bir tür)

300 gr. kıyma

4-5 diş sarımsak

2 -3 çay kaşığı Sucuk Baharatı

200 gr. Süzme yoğurt

Haşlamak için 1,5-2 litre su Maydonoz

2 yemek kaşığı dövülmüş Ceviz (tercihe bağlı)

Tuz

Yapılışı:

Kıymanın yağlılık durumuna göre içine 2-3 kaşık sıvıyağ ekleyerek kavurmaya başlayın. Diğer yanda suyu kaynatın. İçine bir tutam tuz atın. Makarnaları suya atın ve haşlamaya bırakın.  Sarımsakları soyun ve iyice ezin. Kıymaya ekleyin.Cevizi ve sucuk baharatını koyun ve yarım çay bardağı kadar haşlanmakta olan makarnanın suyundan ekleyin.

  

 

Kıyma suyu ve baharatları çekene kadar pişirin. Makarnaları yaklaşık 9-11 dk.pişirdikten sonra süzgeçle süzün ve  üzerine birkaç damla sıvıyağ gezdirin. Yoğurdu suyla biraz açın ve karıştırarak pürüzsüz hale getirin.   Makarnayı servis tabağına alın. Üzerine yoğurdu ve kıymayı ekleyin. Taze yada kurutulmuş maydonozla süsleyin.